13 Nisan 2007
Çantamı alır giderim...
06 Nisan 2007
Haftasonu geldi!...
İşler mi? Onlar da iyi canım :) İki gün önce yoğunluktan ve stresten kafayı yemek üzereyken bugün origami sanatıyla iştigal ettik :) Hergün kritik kararlar almakla, ciddi işler yapmakla olmaz.Zarf katladık az önce grup halinde:) Hatta bir arkadaş ne yaptığımıza meraklı gözlerle bakan birisine “Bundan sonra da hep beraber pamuk toplamaya gideceğiz tarlaya” dedi :)) Ne iş olsa yaparız abi! :)))
03 Nisan 2007
Faaliyetler...
Geçen süre içinde bir sürü şey yaptım aslında.Mesela çocuk pastası yaptım :) Sırf onlara daha cazip gözüksün,bir iki lokma alıp yine oyun derdine düşüp bırakıp gitmesinler diye içini dışını her yerini süsledim, çikolatalarla, şekerlerle, gofretlerle, meyvelerle... Uğraştığıma değdi mi? Ehh, bir kaç dakika daha fazla oturdular masada ve biraz daha fazla yediler :)
Sonraaa sanatsal faaliyetlerime ara vermek olmaz:) Kendime şirin bir şal yapmaya karar verdim, henüz kendisini örmedim, çiçeklerinden başladım yapmaya, umarım bu da başlayıp başlayıp bir kenara bıraktığım işlerime dönmez. Biraz maymun iştahlı olduğumu kabul ediyorum :)
Veee en önemlisi spora başladım! Herşey öyle denk geldi ki, uzun zamandır isteyip de bir türlü uygun ortam ve zaman yaratamadığım spor olayına pat diye başlayıverdim :) Hafta da üç gün, öğle tatillerinde ve net bir saat.Daha ne isterim :) Hatta dün akşam evde çocuklarla da yaptık yer hareketleri, çok eğlenceliydi :)
16 Mart 2007
1.yıl
17 Mart yani yarın bloğumun doğumgünü, iyi ki doğdun Cerescent! :)) Bir yılda biraz tembellik etmişim çünkü bu 70. paylaşımım. 100 ve üzerinde olanları biliyorum. Ama olsun önemli olan hala buradayım, sizler de buradasınız. Umar' ın dün dediği gibi " kimler geldi geçti biz hala buradayız" :)
Bir kaç gündür fotoğraflarla uğraşıyorum,düzenleme çalışmaları yapıyorum.Uzun zaman olmuştu ilgilenemeyeli. Bir çoğuna yüzümde büyük tebessümlerle bakıyorum, ne güzel günlerdi yaa diyorum, çünkü dün bile geçmiş artık.
06 Mart 2007
Safranbolu-Amasra Gezisi...
Safranbolu'yu gezmeye şu an terkedilmiş durumdaki Yörük Köyü'nden başladık.Halk zenginleştikçe buradaki eski evlerini terketmiş ve 11 km uzaklıktaki yeni yerleşim yerine, daha yeni binalara taşınmış.
Alışveriş zamanı...
Cinci Hanı, şu anda otel olarak kullanılıyor...
Restore edilerek ziyarete açılmış olan Kaymakamlar Evi'nden görüntüler...1975 yılına kadar evin sahipleri bu evde yaşıyormuş, sonra müze haline getirilmiş, evin içinde sayamadığım kadar çok oda var...
Vee geçiyoruz Kraliçe Amastrist'in şehri Amasra'ya...
Amasra'nın meşhur salatası...İçerik olarak çok zengin ve büyüktü, bir tane kesmedi , iki tane yedik :)
Kaldığımız otelin penceresinden manzaralar...
Yürüyerek çevreyi dolaştık, Kale içi, Bizanslılar zamanında Kilise Osmanlılar zamanında da Camii olarak kullanılan(Kilise-Camii) Şapel, Ağlayan ağaç, Tavşan adası, Liman,Tahtacılar Çarşısı...
Tekne gezisi yapmayı da ihmal etmedik...
Fatih Sultan Mehmet’in “Lala Çeşm-i Cihan bu mu ola” diye sorduğu Bakacak Tepesi’nin manzarası gerçekten görülmeye değerdi fakat oraya geldiğimizde çok yağmur yağdığı için otobüsün içinden seyretmek zorunda kaldık o manzarayı.Yukarıdaki fotoğrafları birleştirerek gözünüzde canlandırabilirsiniz o manzarayı da :))
02 Mart 2007
İnciler...

* Yine meraklı büyük zuzu soruyor:
* İşten geliyorum, elimde bir poşet var.4 yaşındaki küçük zuzu soruyor;
* Küçük zuzu kendi kendine Kenan Doğulu'nun Çakkıdı'sını söylüyor;
