26 Ocak 2009
Bir başka tadilat...
Bünyesel tadilat işleri ile uğraşıyorum, gündem bu :) Geçtiğimiz haftalarda yirmi yaş dişlerimden biri ile vedalaştık, diğeri ile de önümüzdeki hafta sonu vedalaşacağız inşallah. Ayıptır söylemesi 20'li yaşlara daha yeni girdim de :))) Şaka bir yana geç kalınmış bir cerrahi operasyondu ve bir çok risk içermesine rağmen yine de iyi geçti diyebilirim.İnşallah ikincisini de rahat bir şekilde atlatırım.
Karnelerimiz de çok iyi bu arada. Zuzuların ikisinden de öğretmenleri övgü ile söz etti, gurur duyduk. Yaşasın tatil! :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 2:57 PM :: 1 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Ocak 2009
Pişti...
Sabah gazeteye bakarken "aaaaa!" şeklinde şaşırdım kaldım :) Binbir gecenin Şehrazat'ı ile pişti olmuşuz da haberim yokmuş :) Diziyi izlemiyorum aslında ama evlendiklerini biliyorum. Bu sabah farkettim ki hatunun gelinliği ile benim sünnet annesi kıyafetim aynıymış!! :)) Geçtiğimiz ağustos ayında bizim zuzular sünnet olmuşlardı ve bende "sünnet çocuğu annesi krem rengi elbise giyermiş" kuralına uyarak ve birazda kendimi aşarak aynen böyle bir elbise almışım. Sadece benimkinin arkada omuzlardan sarkan tülleri yoktu, ve bir de ön tarafta çengelli iğne ile sansür uygulamıştım :))
CRESCENT :: 2:59 PM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
29 Aralık 2008
Yıllar...
Her gün düzenli olarak almanız gereken ilaç sayısı ikiyi geçti ise; artık gençlik yıllarını yavaş yavaş terketmeye başlamışsınızdır:) Hoş bunu kabul etmek istemiyor olabilirsiniz ama önceden hiç ihtiyaç yokken artık ilaçlara ihtiyacınız varsa yaşlanıyorsunuz demektiiiiir!!:))
Genç yaşlı farketmez, hayattan zevk almayı başarabilenlere nice mutlu yıllar!Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 3:17 PM :: 1 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
19 Aralık 2008
Hayat maksimumda!
Bu pozu seviyorum, bir tanede Fasalis (Phasalis) de surların altında vardı böyle family fotomuz. Bu da Şeker Bayramında Şile Feneri'nde. Hep yazın gidilmez ya oraya bir de sonbahar da gidelim, akraba ziyareti yapalım, gezelim dolaşalım demiştik. Hatta sonrasında Nimet'lerle beraber İstanbul macerası yapmıştık.
Yazın tıklım tıklım görmeye alıştığımız sahil bomboştu, bıçak gibi keskin bir rüzgar ve karadenizin deli dalgaları eşlik etti bize. Ama ortamda ayrı bir huzur vardı, herkes kısa bir sürede olsa birbirinden uzaklaştı ve kendini dinledi, uzaklara, dalgalara baktı,düşündü, uçtu uçtu göğe yükseldi :)Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 12:10 PM :: 2 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
18 Aralık 2008
Ayvayı yedim!
Son zamanlarda birdenbire acayip bir ayva sevgisi başladı bende, oturup kocaman bir ayvayı tek başıma yiyiyorum (henüz çocuklara alıştırabilmiş değilim).Bugün birden aklıma geldi o kadar yiyiyorum bir faydası var mıymış acaba bu ayvanın dedim internetten araştırdım ve açıkçası ayvanın bir çok rahatsızlığa deva çok faydalı bir meyve olduğunu öğrenince de şaşırdım . Bilmeyenler buyrun siz de öğrenin.İŞTE AYVANIN FAYDALARI :Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz ayvanın faydalarını şöyle sıralamış;-Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.-Birçok hastalığa şifa olan ayva, kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı.-Her yaşta sinir sistemini güçlendirir-Mide ve bağırsakları zararlı mikroplardan koruyarak hazımsızlık gibi sorunları önler.-Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.-Grip ve nezle de iyileşmeyi hızlandırır.-Ayva ya da ayva suyu ishalin geçmesi için de çok faydalı. Meyvesi veya meyvesinden hazırlanan şurup ve komposto ishale iyi gelmekte.-Vücudun gücünü artırarak, zinde tutmaya yardımcı olarak yorgunluk ve bitkinlikten korur.-Ağız kokusunu önler.-İçerdiği vitamin ve minarelerle kalp ve damar hastalıklarından koruduğu, varisi önlediği ve varis tedavisine yardımcı olur.-Cinsel gücü artırdığı bildirilmektedir.-Kandaki kötü kolesterolü düşürerek damar sertliğinden korur.-Ayva hoşafı ağızdaki yaraların iyileşmesini hızlandırır.-Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker, kronik öksürüğe, solunum sistemi hastalıklarına ve bronşite iyi gelir.-Ayva çiçeği kaynatılıp içildiğinde annelerin sütünü artırır, kalbi güçlendirir ve baş ağrısına iyi gelir.-Ayva kabuklarının kaynatılıp içilmesi, idrar yolu iltihaplarında iyileşmeyi hızlandırır.-Ağızdaki yaralar, boğazdaki şişlik ve ağrı için ayvanın kendisi ya da yapraklarının kaynatılıp suyu ile gargara yapılması mucize etkiler yapıyor.-Dudak çatlamalarını önlemek ya da iyileştirmek içinde ayva çekirdeklerinin kaynatılıp dudakların bu suyla yıkanması öneriliyor.-Ayva yaprakları çay gibi demlenip içildiğinde sakinleştiriyor ve uykusuzluğa iyi geliyor.-Şeker içeriğinin düşük olması nedeniyle şeker hastaları tarafından da rahatlıkla tüketilebiliyor.Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 10:04 AM :: 0 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
16 Aralık 2008
Geldiiiimm...
Çooookk uzun zaman olduğunun farkındayım ama bunun sebeplerini açıklamak,bu arada neler yaptığımı düşünmek, anlatmak için kendimi kasmayacağım. Aklıma geldikçe canım istedikçe yazarım zaten. Ara ara soran arkadaşlar oluyordu blog sayfana yazmıyorsun diye ilham gelince yazarım diyordum , işte bugün geldi:) Uzuuun zamandır görüşüp de laflayamadığım bir arkadaşım bugün "blog sayfandan arada sırada seni takip ediyordum artık oraya da yazmıyorsun" deyince bir sorumluluk hissettim beni tıklayan insalara karşı ve yaz bir şeyler işte, başla bir kenarından köşesinden dedim kendi kendime.Nüfus kağıdım her geçen gün eskimeye devam etsede,zaman zaman hastalıklarla sıkıntılarla boğuşsam da ben bunlara inat görüntü itibari ile gençleşmeye devam ediyorum :) Aile ve arkadaş çevresinden aldığım olumlu tepkiler bana moral veriyor:) Aslında özel bir çabam da yok(inci kremini ve arada bir içtiğim otları saymazsak:)) onlarda çok büyütülecek şeyler değil zaten, işin sırrı hiç düşmeyen hayat temposunda yatıyor bence, bitmeyen koşturmaca, çocuklar, iş, ev derken sürekli formdasın:) Her bayram sabahı babaannem toplar bizi evine, evlendikten sonra eşler torunlarda bu olaya dahil oldular, kalabalıkla bayram kahvaltısı yapılır sonra yaş sırasına göre sıraya girerek el öpüp bayramlaşılır.Beni bu bayram 30'lu yaşlardan 20'li yaşlar sırasına atmaya çalıştılar, gurur verici bir olay yani :)))
Ankara'nın soğukları başladı artık, bu aralar soğuk deyince aklıma ilk gelen şey doğalgaz oluyor:) En son aldığımız 150 ytl'lik doğalgaz sadece 15 gün gidince bu kışın zor geçeceği ortaya çıkmış oldu. Altı yıldır aynı binada oturuyoruz ,altı yılda altı kere alt kat kiracı değişti, gelen yılını doldurmadan gidiyor, bu işin sırrını merak etmeye başladım doğrusu, evi görerek bilerek geliyorsun ve en fazla bir yıl oturup gidiyorsun, bize de yazık kardeşim, şu anda yine alt kat boş ve doğalgaz sayacımızdaki rakamlar çatır çatır düşüyor:)Balıkyağı kapsülüne başladım bugün yine.En son iki yıl önce kullanmıştım ve çok önemli ve zor bir sınav kazanmıştım, bu aralar yine açık zihne ihtiyacım var, psikolojik yada fizyolojik benim işime yaramıştı o zaman, yine aynı şeyi bekliyorum:) Bu arada Kayıp Balık Nemo'daki Dory gibi kendine bile faydası olmayan, unutkanlar için balık hafızalı tabiri bile kullanılırken, balıkyağının faydaları arasında hafızayı güçlendirici olduğu sayılması da ilginç tabi:))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 3:00 PM :: 0 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
20 Mayıs 2008
Sergi Açıldı...
Bugün serginin resmi açılışı vardı, gittik, herkes de bir telaş bir telaş, protokol gelecekmiş onu bekliyorlardı. Açıkçası biz pek umursamadık dolaşmaya başladık sergiyi, bir ara alkış falan oldu, tamam dedik geldiler, epey sonra resim hocamızı gördüm tekrar, neredeydiniz dedi, gelenler benim portre resmimi çok beğenmiş, bunu kim yaptı diye sormuşlar, hocamız " size bakındım ama göremedim, keşke burada olsaydınız " dedi. Protokolün peşinde dolaşmak gerektiğini ne bileyim ben, daha acemiyim :))) Onu da öğrenmiş oldum :)))Çok hoş şeyler vardı, çekebildiğim resimlerden bazılarını ekliyorum, taş bebekler hiç tahmin etmediğim kadar güzel olmuşlardı, işlemelere, nakışlara da bayıldım...![]()
![]()
Etiketler: Aktivite, Dekorasyon
CRESCENT :: 3:30 PM :: 8 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
14 Mayıs 2008
Yağlıboya Resimlerim...
Sergi zamanı yaklaştı, dün gittim baktım tabloları duvarlara asmışlar, benim şaheserleri fotoğrafladım hemen :) Resim dışındaki diğer bölümlerde de çok güzel şeyler vardı, daha sonra onları da fotoğraflayacağım.Daha şimdiden seneye hangi bölüme gitsem diye düşünmeye başladım :)Etiketler: Sanatsal Faaliyetlerim, Yağlıboya Resimlerim
CRESCENT :: 12:41 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
29 Nisan 2008
İmaj...
![]()
Yeni imaj, yeni saç, yeni gözlük :) Saçlara biraz kat verildi, he-man'a gözlük almaya gidildi ama ballıyım ya o araya bir gözlükde kendimiz için sıkıştırıldı, arkadaş ısrar etti illaki fotoğraf çek gönder diye fotoğraflar çekildi :)Son iki haftadır yağlıboya resimlerimi bitirmekle uğraşıyordum,malum gittiğim kursun sergi zamanı yaklaştı, son rötüşleri yaptım ,çerçevelerini de yaptırdım artık hazırlar. Duvara asıldıktan sonra fotoğraflayacağım.Yanlarından gelip geçtikçe bakıp fena olmadılar beh, güzel oldular diyorum, o kadar uğraştım, biraz ukalalık etmek de hakkım sanırım:)Akşamları fırsat buldukça zuzularla seviyelerine uygun bilimsel kitaplar okuyoruz, vücudumuz, canlılar, uzay, güneş sistemi, doğa olayları... Öyle bilinç altıma yerleşmiş ki okuduklarım, geceleri rüyamda tusunamiler kovalamaya başladı :) Koşuyorum koşuyorum ve kaçmayı da başarıyorum bu arada:))) Tübitak yayınlarını çok beğeniyorum, önceden çocuklar için alırken bu tarz kitapları geçenlerde farkettim ki biraz da kendim için alıyormuşum.Onlarla birlikte bende bir çok şey öğreniyorum yada tekrar farkına varıyorum.Bu arada uzun zaman önce başladığım aşağıdaki kitabı okudum bitirdim, okurkende kapağını kimseye göstermemeye çalıştım ki hakkımda yanlış bir düşünceye kapılmasınlar diye :) ama çocuğu olan bilir, anlar yada anlayacaktır, bu konu derya deniz, "ben mükemmel anne-babayım" diyen kişinin bile ihtiyaç duyabileceği, fikir edinebileceği bir kitap, tüm anne babalara tavsiye ederim, hatta son bölümündeki sorunlar-öneriler bölümünün özellikle bizim için yazılmış olduğunu düşündüm:) ve sonradan olayların sadece bizim başımızdan geçen değilde evrensel olduğunu anlayınca da biraz daha geniş düşünmeye, davranmaya başladım:)![]()
Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:58 AM :: 9 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
04 Nisan 2008
Taşlı Dekoratif Ayna
Geçtiğimiz günlerde yapmıştım bu aynayı. Önce ham ahşap alarak altın yaldızlı boya ile boyadım, sonra üzerine kahverengi ve siyah leflef ayakkabı boyası ile eskitme yaptım.Daha sonra da üzerine büyük bir sabır ile küçük parlak taşları yapıştırdım simetrik bir şeklide. Aynasını da taktırdım ve salonumun duvarına astım. Ben sade ve kibar bir şey olsun diye bu şekilde seçtim taşlarını ,daha renkli ve büyük taşlar yapıştırılarak da yapılabilir tabi kullanmak istediğiniz ortama göre.Etiketler: Sanatsal Faaliyetlerim
CRESCENT :: 4:29 PM :: 9 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
02 Nisan 2008
Gündem: Ameliyat + Tadilat
Çok yoğun günler geçirdik, önce küçük zuzunun ameliyat telaşı vardı, sonrada evdeki mecburi tatilat olayı.
En son gittiğimiz kulak burun boğaz doktoru zuzunun boğazına bakıp "bunları gördünüz mü" dedi, bizde artık bu şaşkınlıklara alışkın olduğumuz için gayet rahat bir tavırla "evet biliyoruz bademcikleri çok büyük" dedik, doktor da "ne bademciği, bedem bunlar badem!" dedi :) Çekilen röntgende nefes ve yemek borusundaki daralmayı gördüğümüzde bademciklerin ve ganizetinin alınması konusunda tamemen ikna olmuştuk zaten, zuzuda ameliyat sonrasında bol bol dondurma yiyecek olmasının hevesiyle ameliyat olmayı kabul etti:) Operasyon yapıldı ilk iki gün biraz sıkıntılı geçti, yedi günlük bir diyet verdiler,bir hafta on gün sonra tamamen normale döndü yemek düzenimizde. Daha yeni olmasına rağmen sonuçtan memnunuz en azından daha kaliteli bir uyku düzenine geçti. Sık sık tekrar eden boğaz ve orta kulak enfeksiyonlarının artık azalmasını, ilerleyen zamanlarda iştahının açılıp zaten uzun olan boyunun daha da uzamasını bekliyoruz:) Doktorunun yalancısıyım:)
Daha bu iş soğumadan bir de mecburi tadilat işi çıktı evde, karar aşaması, malzeme seçimi,üç gün ustanın gelip gitmesi ,tozu pisi derkeeenn, dün itibari ile o iş de bitti. Oohhhhh! İçimden geldi valla:)
Fırsat buldukça öğle aralarında resim kursuna gitmeye devam ediyorum, insanın içini açan denizli, çiçekli, bodrum evleri havasında bir sokak resmi yapıyorum bu sıralar.
Yorgunum ama işleri bir bir halletmiş olmanın verdiği huzuru hissediyorum şu an :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:02 AM :: 4 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
07 Mart 2008
Çiçekli Perdelerim
Dekorasyonda beyaz fikri ilk İkea ile girdi aklıma,beyaz ve çiçekli koltuklar, yastıklar, perdeler, örtüler...
En son İstanbul’a gittiğimde İkea’da umduğumu bulamamıştım ama arayan bulur misali Bauhouse umutlarımı boşa çıkartmamıştı.Oradan beyaz ve çiçekli bir kumaş aldım, onu ölçtüm, kestim, pile yaptım, annemde dikiş işini halletti ve bu şirin perdeleri odamın penceresine astım. Bir duvarını da beyaz duvar kağıdı ile kapladım, dallı çiçekli resimlerimi de asınca odanın havası birden değişiverdi, daha aydınlık, ferah ve bahar gelmiş gibi oldu:)Beyaz rengi seviyorum :)Etiketler: Dekorasyon
CRESCENT :: 4:54 PM :: 6 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
26 Şubat 2008
Film İzledim...
Ben ekşın severim filmlerde ama öyle boş boş vurdulu kırdılı değil, gizem olacak, macera olacak, sürükleyici olarak, her an yeni bir şeyler keşfediyor olacaksın film ilerledikçe ve sonu baştan belli olmayacak. Şimdi bu yazdıklarıma bakarak beni sıkı bir film izleyicisi falan sanmayın, sinemaya gittiğim en son filmler Yüzüklerin Efendisi 1,2,3 idi (Yüzük Kardeşliği, İki Kule, Kralın Dönüşü) .Tarihi ve fantastik filmleride severim bu arada. Bu serinin ilkine gittiğimde evde küçük bir bebek vardı, ikincisine gittiğimde evde küçük bir çocuk vardı ve karnım burnumdaydı, üçüncüsüne gittiğimde ise evde küçük bir çocuk ve bir bebek vardı :) Tüm zorluk ve engellere rağmen izlemiştim yani seriyi :)
Geçtiğimiz günlerde bir haftayı sinema haftası ilan ettim ve elimin altında uzun süredir bekleyen filmlerden üç tanesini izledim. Şansıma hepsi de çok iyi seçimlermiş, zaman kaybı olmadı.
Köstebek (Leonardo DiCaprio, Matt Damon, Jack Nicholson), Prestij (Hugh Jackman, Christian Bale, Michael Caine) ve İtalyan İşi (Charlize Theron, Mark Wahlberg, Donald Sutherland). Üçünü de tavsiye ederim, izleyin.Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:23 PM :: 4 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
20 Şubat 2008
Varan 3: Tutmayın beni!
Bugünkü üçüncü yazımızı da gönderelim, rekora koşuyorum :)Kızımı görücüye çıkartıyorum. Adı Valeria, çok hanım hanımcık, güzel, zarif, geçmişi saraylara dayanan iyi bir aile kızıdır. Aslında Presnses Valeria'nın 4.kuşaktan torunu, günümüzle ben tanıştırdım onu. Sözün kısası iki gün önce bitirdim bu tabloyu, ilk portre denememdi sanırım iyi de bir iş çıkardım ortaya :)Etiketler: Yağlıboya Resimlerim
CRESCENT :: 2:35 PM :: 12 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
Varan 2 : Bana bir şeyhler oluyor!
Yukarıdaki mobilyalar dc-fix ile güncellenmiş, yeni birer yüz kazanmış mobilyalar. Yapışkanlı folyonun altındaki kağıdı kaldırıyorsunuz, eskimiş yüzeye yada artık renginden deseninden sıkıldığınız düz zeminli her yere yapıştırabiliyorsunuz. Ben yatak odamın mobilyalarına bunlarla yeni bir yüz kazandırmıştım geçtiğimiz günlerde.Alman firmanın adresi www.dc-fix.com , Türkiye'deki satış temsilcisinin adresi ise www.akalindeco.comEtiketler: Dekorasyon
CRESCENT :: 1:58 PM :: 2 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
Şapkaaaa
Evde geçen seneden kazak örmek için aldığım tiftik iplerim vardı, baktım ki onlar durdukları yerde bir türlü bir araya gelip kazak olamayacaklar, bende o kadar sabır yok, şapka olun dedim ve oldular :) Sonra kendime konu mankeni ol dedim, zuzulara da fotoğrafçı olun dedim veeee sonuçta bunlar çıktı ortaya :) Güzel olmuş mu? :)Etiketler: Sanatsal Faaliyetlerim
CRESCENT :: 1:01 PM :: 4 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
01 Şubat 2008
Pembe koltuk çok iddalı, beni aşar ama evde böyle bir koltuğun olması da heyecen verici olurdu sanırım :) Beyaz ve kahverengilerinde sade ve asil bir havası var ama bir süre sonra o da sıkardı herhalde, o kareye biraz da cıvıl cıvıl , sıcak renkler lazım.Etiketler: Dekorasyon
CRESCENT :: 3:15 PM :: 4 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
28 Ocak 2008
Karne,doğumgünü ve kar...
Büyük zuzu karnesini aldı, hepsi 5 pekiyi. Şimdi 15 gün boyunca evde Formula1 yarışları ve futbol maçları olacak :) Vazgeçilmez ilgi alanımız.Hafta sonu da küçük zuzunun doğumgününü kutladık, arabamız beyefendi tarafından özel olarak sipariş edildi, Alonso'nun Formula1 arabası.Bayıldılar çocuklar pastaya, tekerleklerini paylaştılar ilk önce, sonra da yemediler:) Şeker hamurlu pastayı ilk defa test etmiş olduk ama performans açısından pek memnun kalmadım, şöyle ki pastanın içi, lezzeti, görünüşü çok güzel ama o şeker hamurları pek de yenmiyor aslında yani pastanın yarısı boşa gidiyor :) Fakat çocuklar açısından çok keyifli.Bugün Ankara'da kar var hem de pek çok. Tatilin ilk gününde çocuklara güzel bir süpriz oldu, tabi bize de trafik çilesi.Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:23 PM :: 2 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
22 Ocak 2008
Elmadağ ile devam...
Uludağ kesmedi geçtiğimiz haftasonu da Elmadağ'daydık :) Burnumuzun dibinde kayılabilecek bir dağ varmış da haberimiz yokmuş.Büyük zuzu bir gün okuldan "bugün hayatımın en mutlu günü ,okul bahçesindeki buzlu karın üzerinde kaydık, çok eğlendik" diyerek okuldan gelince He-man dayanamadı ve "çocukları kızakla kaymaya götüreceğim" dedi. Daha önce hiç gitmediğimiz Elmadağ Kayak Tesislerine doğru çıktık yola, tabi Nimet'lere haber vermeyi ve mangalımızı da almayı unutmadık:)Neyle karşılaşacağımızı bilmeden geldiğimiz Elmadağ'da umduğumuzu bulduk diyebiliriz.Kızaklarını ve büyük naylon poşetlerini almış gelmişti Ankaralı vatandaşlarımız:) İlla kızakla gitmenize de gerek yok orada bolca var, kiralayabiliyorsunuz. Bizde iki tane kızak kiraladık, daha çok babalar eşliğinde kaymaya başladı çocuklar, bizde tecrübe ettik tabi, çok güzeldi.Bu arada bir tiyo, freni olan kızakları tercih etmenizi öneririm, yoksa nerede ve ne şekilde duracağınız şansa kalmış oluyor.Çocuklar heveslerini alana, büyükler yorulana kadar kaydıktan sonra mangalımızı yakıp sucuk ekmeklerimizi de yedik üzerine afiyetle:)Elmadağ'ın karlı tepelerini keşfetmiş olmanın sevinciyle evlerimize doğru yola koyulduk.Alttaki resimler yine Uludağ'dan , aradaki fark nedir diye şöyle bir baktığımızda farkın, karın yanında Uludağ'ın yeşil doğası ve nefis çam ağaçları olduğunu da hemen göreceksiniz.![]()
![]()
Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 10:43 AM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
18 Ocak 2008
Bursa-Uludağ kaçamağı...
İki günlük bir tatil kaçamağı yaptık,arkadaşlarla beraber, çocuksuz olarak ilk defa :) Evlenip Bursa'ya yerleşen arkadaşlarımızı ziyarete gittik.Benim Bursa'ya ilk gidişimdi, camileri, çarşıları ile tarihi yönü zengin bir şehir olmasının yanında aynı zamanda tam bir sanayi şehriydi. Her yer fabrika, işyeri, sanayi bölgesi ve aynı zamanada inşaatı devam eden sitelerle doluydu.
Tarihi çarşısına bayıldım, ipekçiler, havlucular,kumaşçılar tam bana göreydi yani:) Ne yazık ki vaktin kısıtlı olmasından dolayı tadını çıkara çıkara dolaşamadım oralarda.Bursa'ya gelipde Uludağ'a gitmeden olmaz tabi ki, ikinci gün Uludağ'a çıktık teleferik ile.
Manzara çok güzeldi, yukarıya doğru çıkmaya başladıkça iklim değişmeye ve karlar kendini göstermeye başladı.Teleferikten indikten sonraki yer, düz ve piknik alanı olarak da kullanılan bir bölgeydi.İnsanlar çoluk çocuk piknik sepetleri ile gelmişlerdi, hava çok güneşliydi, şaşılacak derecede sıcaktı ve her yer kardı.Oradan dolmuşlara binip daha da yukarı oteller bölgesine çıktık.İşte meşhur Uludağ böyle bir yermiş :)
Orta direk vatandaşımızdan sosyeteye her kesimden insan biraradaydı ve çok kalabalıktı, kaymayı denemedik çünkü vaktimiz kısıtlıydı ve çevreyi keşfetmeyi tercih ettik.Uludağ'a çıkıp da mangalda bir şeyler yemeden olmazmış, denk geldi güzel de oldu ODTU'nün tesislerinde mangalda sucuk ekmek yedik :)Uludağ'ı bilenler bu sıralarda çok kar olmadığını söylediler, kaymaya yetecek kadar kar vardı ama ağaçların üzerinde fazla kar yoktu, belli ki uzun zamandır yağmamıştı ama ben gerçek kar kalınlığını ölçecek bir yer buldum ve kayıtlara aldım:)
Binaların saçaklarından hançer vari buzlar sarkıyordu, bir çok tesisde uyarılarını yapan tabelalar asmışlardı zaten "DİKKAT! BUZ DÜŞEBİLİR" şeklinde. Fotoğraflamayı akıl edememişim ama askeri tesisin uyarı levhasındaki üslup dikkat çekiciydi :) " SAÇAK ALTINDAN GEÇME ! "Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 11:33 AM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
11 Ocak 2008
Entel dantel durumları...
Kursdaki ilk resmim bitti, çerçevelettim, evimin duvarına astım.İğneyle kuyu kazmak denir ya aynen o şekilde yapıldı bitti bu resim, haftada 3-4 gün birer saatlik çalışmalarla. Şu anda ise bir portre çalışıyorum, Valeria hanım :)Resim yapma istediğimin doruk noktalarına ulaştığı geçtiğimiz günlerde evde de aşağıdaki resimleri yaptım.Çocuk resmi gibi olmuş diyenler, hımmm değişik diyenler, yorum yapmaktan kaçınanlar olduğu kadar, çok farklı çok güzel olduğunu söyleyenlerde oldu :) Değişik bir çalışma yaptığımın farkındaydım tabi , herkesin zevkine hitap etmek çok zor , önemli olan benim beğenmiş, sevmiş olmamdı, bende beğendim :)Sonra yine boş durmadım marjinal bir değişiklik yaptım :) Evlendiğimiz yıllarda Kelebek'in en popüler yatak odası takımı olan yeşil renkli takımımın rengini, kapaklarını yapışkanlı folyolarla kaplayarak değiştirdim. Tamamen farklı bir takım gibi oldu. Bunun yanında konseptimizde beyaz ağırlıklı olarak değişti.Yani hayatımızda beyaz bir sayfa açtık :) Mobilyalarda böyleyken böyle oldu.Yeniyıl eğlencemizden hiç bahsetmediğimi, atladığımı farkettim şimdi. Güzel bir akşamdı, yine arkadaşlarla çocuklarla birlikte. Gece bittikten sonra biraz geç oldu ama hiç fotoğraf geçmediğimizi farketim, en azından güzel soframızın bir kare resmini çekseymişiz ama unutmuşuz işte, neyse ki 45 dakikalık bir video kaydımız var. Sonradan o akşamı izlemek çok eğlenceli oluyor :)Etiketler: Yağlıboya Resimlerim
CRESCENT :: 10:30 AM :: 0 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
25 Aralık 2007
Tatil sonrası...
Belki şimdi biraz ayıp olacak böyle söylemek ama yoğun ve yorucu bir bayram tatili sonrası işe dinlenmeye geldim :) valla ben bu lafı çocuklu, çalışan, habire birşeylere yetişmeye çalışan bir çok bayandan duyuyorum (üstlerimiz duymasın ama :)) Her ne kadar zihinsel yorgunlukta olsa oturabiliyorsun ya, bir yerde sabit durma şansın var ya bir süre, o bile yetiyor evde oturmaya hiç fırsat bulamayan birisine.Tatilde fırsat buldukça resim yaptım, iki araya bir dereye sıkıştırılmış yada geceleri uykudan feragat edilerek yaratılmış zamanlarda. Çocukların yaptığı resimler gibi olmuş diyenler, hımmm bunu mu yaptın diyenler oldu :))) ama ben takmadım, onlar ne anlar modern resimden :) ben sevdim ya, beğendim ya yeter, kurudukları zaman fotoğraflarını çekip göstereceğim.Bayram telaşı bitti şimdi sırada yılbaşı telaşı var :) Neden telaş çünkü bu sene bizde toplanıyoruz. Yılbaşı çamı olayına bugüne kadar sıcak bakmasam da dün yine çocuklara kıyamadım ve heves ediyor olabilirler, kırmayalım düşüncesiyle küçücük plastik bir çam ağacı aldım, onlara aldığımız hediyeleri de altına koyarız diye.Bugün video kaseti işini de ayarlayacağım, çekim yapmadan olmaz, maksat arkadaşlarla çoluk çocuk bir arada olup eğlenmek.Hem yaşlandığımızda onları izleyip "hey gidi günler" diyeceğiz :)Herkese mutlu , sağlıklı, gönüllerince bir 2008 diliyorum :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 10:03 AM :: 6 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
18 Aralık 2007
Mutluluklar
Bayramınız kutlu olsun :) Şu hayatın koşarcasına akıp gidişi, sürekli bir şeylere yetişme telaşı, istekler, beklentiler,tedirginlikler, umutsuzluklar... hiç bir önemli değil aslında, bu anı, içinde bulunduğumuz zamanı yaşayabiliyor muyuz, güzellikleri görebiliyor muyuz, küçüçük dudaklardan çıkan "seni çok seviyorum" lafını duyabiliyormuyuz, küçücük şeylerden mutluluklar yaratabiliyor muyuz işte asıl önemli olan bunlar.
Uyduruk bir şarkım var, ritim tarzında, kendi bestem :) küçük zuzu " anne niye o şarkıyı söylüyorsun" dedi birden (biliyor benim uydurduğumu:)) Neden? Deşarj oluyorum çünkü ,mutlu olmak için küçük bir ara:)Bayram tatilinde araya büyük bir mutluluk daha sıkıştıracağım, aşağıdaki sevimli resmi yapacağım.Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:53 PM :: ---------------------------------------
13 Aralık 2007
Meşgulüm,yorgunum,mutluyum...
Yeni bir şey edindiğinizde pek kıymetlidir ya hani, sürekli ona bitişik yaşarsınız, bir süre sonra başkaları gelir, ilgi odağınız dağılır, yenileriyle ilgilenmek istersiniz, eskisini şöyle bir kenara itelersiniz ,vazgeçmezsiniz ama cici olan daha bir kabartıyordur iştahınızı, bir öncekini ihmal edersiniz, işte şu anda lafı bağlamaya çalıştığım ihmal edilmiş gariban benim blog sayfam oluyor.
Yeni yeni sevdalar peşine düştüm, biraz teknik aksaklıklar, biraz yoğunluklar, biraz isteksizlikler yüzünden seni ihmal ettim sevgili sayfam.Ama şu da var ki ilk göz ağrılarının yeri her zaman ayrıdır...
Kendimi sanatsal faaliyetlerime verdim:) Haftanın dört günü öğle aralarında resim kursuna gidiyorum :) Yine aralardan cımbızla çekerek bir fırsat yarattım ve bu beni çok mutlu ediyor.Gerçi diğer kursiyer 2 hafta bir tablo çıkartırken ben 6 haftada bitirebildim zamanım kısıtlı olduğu için ama olsun, hiç başlamasam o da olmayacaktı!
Evde dekorasyonla ilgili projelerim var, projelerime uygun malzemeler aldım fakat zaman sorunu yüzünden daha tamamen el atamadım olaya. Bir bir ortaya çıktıklarında resimlemeyi de ihmal etmeyeceğim bu arada.
Herşeye koşturmaktan yorgunum ama olsun her ne kadar bazen kendime eziyet ettiğimi düşünsem de seviyorum ben bu yorgunlukları:)
Bide zuzularımı ve he-man'i seviyorum tabi:)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 4:30 PM :: 1 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
14 Kasım 2007
...
Önce internetimi kaybettim, sonra alternatif bilgisayarımı kaybettim dolayısıyla internetimi ikinci defa kaybettim, sonra uğraştım uğraştım buldum, sonra bekledi bekledi bekledi, en sonunda kavuştum.
Kaybetmezsek bulduk, buralardayım...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:21 PM :: 0 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
12 Kasım 2007
Densizlik...
İsimsiz adlı Terbiyesize,
Ben Hilal Aşan falan değilim, ayrıca o yaptığın yakıştırmanın da sana daha çok yakışacağını düşünüyorum.
CRESCENT :: 9:11 AM :: 0 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Ekim 2007
Keçe...
Siz hiç bu kadar sevimli bir eşek gördünüz mü? :)Ya da böyle şirin balıklar, ağaçlar...
Bugün ruhum rengarenk, dışarıya yansıtmak istiyorum...:)Etiketler: Dekorasyon
CRESCENT :: 9:44 AM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
03 Ekim 2007
Huzur...
Yüreğimdeki sıkıntılı bölümlerden birini huzura kavuşturdum dün. Uzuuunn zamandır elimde sürünüp duran, sadece üçte birini okumayı başarmış olduğum kitabımı "bu kitap bugün okunup bitecek" dedim, hedefimi kesinleştirdim ve okudum bitirdim dün! Her Şey Seninle Başlar. Kişisel gelişim kitaplarının temeli bence, herkes okumalı. Sırada diğer hedefler var, kararlı olacağım, işin peşini bırakmayacağım :) Her şey benimle başladı!Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 9:30 AM :: 2 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
27 Eylül 2007
Geyik çıkabülür...
Keşke düşünce gücüyle herşey halledilebilseydi, o oofff o zaman acayip iş bitirici olurdum :)) Gerekli gereksiz herşeyi düşünüp kurgulayan, hayata geçirilebilir geçirilemez bir sürü planlar yapan, herşeye heves eden,bir sürü şey yapmak isteyen ama zamansızlık ve imkansızlıklar yüzünden bir çoğunu hayata geçiremeyen ama pes etmeyip o düşünceleri itinayla aklının bir köşesinde yaşatmaya devam eden ben, tüm yapmak istediklerimin yükünü sürekli düşüncelerimde taşımak zorunda kalmaz, nihai sonuca daha çabuk kavuşmuş olmanın hazzını yaşar, fikren daha huzurlu ve relax bir hayat sürerdim herhalde.
-Resim yapmak istiyorum!
-Buyrun size sanal bi 5 saat, güle güle harcayın.
-Aaa ne güzel oldu :)
-İtalyanca öğrenmek istiyorum,bunun için çok zamana ihtiyaç var fakat benim de şu sıralar buna ayırabilecek pek vaktim yok biliyorum ama olsun, ben yine de öğrenmek istiyorum!
-Uzun uzun vakit harcamaya ne gerek var, isteyin olsun, hooop mikroçipi yüklüyorum...Di dove sei ?
-Sono di Turchia. (???!!! vay be, konuşuyorum!)
-Şimdi ben yaşadığım yere yakın güzel bir bahçe istiyorum, içine hafta sonları gideceğim küçük bir ev yapacağım,eşyalarını İkea'dan alacağım, sonra bahçesine de sebzelerimi, ağaçlarımı dikeceğim, evde hali hazırda bekleyen şişme havuzumuza su doldurup bahçesine koyacağım içinde çocuklar oynayacak, bir de hamak olacak. Ama bunlar için hem nakde hem vakde ihtiyacım var fakat ben beklemek istemiyorum! Bir yolu olmalı, bir yolu olmalı....
- Aaaa beklemeye ne gerek var, düşündünüz ,istediniz ve kazandınız, buyrun anahtarları !
- Süper yaa!! :))
İnşaatçılığa bile heves edecek kadar sınırları zorlamasam :)) , evde heves edip başladığım yarım kalmış tüm projelerim bitmiş olsa, aldığımız tüm kitapları okumuş olsam, çocuklara daha fazla zaman ayırabiliyor olsam, canavar gibi araba kullanabiliyor olsam, deko-dizayn ve hobilerimle direkt alakalı bir işim olsa...
İstesem olsa, istesem olsa ! :)) Çok beleşçi oldu böylesi de değil mi? :) O zaman şu anda yapamıyorsan ,imkanın yoksa, uygun zaman şu an değilse Unut be kardeşim! Unut, anı yaşa! Düşüncelerin, ne yapabilirimlerin, nasıl yapabilirimlerin altında ezilmekten vazgeç, bırak bilmediğin, yapmadığın, yapamadığın şeylerde olsun, Aayyyyhh!! :))
Yeni favorim Şahika:) En sevdiğim iki dizi Yaprak Dökümü ve Avrupa Yakası , ne yazık ki saatleri çakışıyor, yaşasın zapping! :))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:58 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
14 Eylül 2007
Koşturma...
17 gün olmuş, ne de çabuk geçmiş.
Neler yaptım diye düşündüm...Bir arkadaşımızı evlendirip Bursa'ya gönderdik, bir arkadaşımız daha evlendi, iki tane de sünnet merasimine katıldık :) Sık sık abiye pırıltılı kıyafetler, sivri topuk papuçlar giydim yani alışık olmadığım bir biçimde. Ama hoşuma da gitmeye başladı aslında böyle şeyler 35'imden sonra :) Kendime 2 tane daha bluz aldım pırıltılı, elimin altında bulunsun diye :)
Yarım bırakılmış, yıllardır benim ilgimi bekleyen yağlıboya tablomu bitirdim nihayet, çerçeveletince burada göstereceğim, hemen peşinden yenisine başladım, bakalım o ne zaman biter :)
Akşamları çocuklarla ikişer saat ders çalışıyoruz 2-3 haftadır, tekrar ve okulu hatırlama çalışmaları çerçevesinde.Ufaklık kreşe başladı geçen hafta, büyük zuzunun okulunda toplantı oldu, kırtasiye malzemeleri listeleri alındı, dükkan dükkan onların tamamlanması için uğraşıldı. Bu hafta sonu da defter kitap kaplayıp,son eksikleri de tamamlayarak hazır olacağız umarım.
Ramazanla birlikte tempomuz tavan yaptı,iki gündür uyku düzenimiz de şaştı, iki saat uyku, iki saat ayakta, iki saat uyku şeklinde geçti ilk günümüz, bir ayar yapacağız inşallah:)
Asıl en önemlisi sona :) En büyük ideallerimden biri için adım attım, şu anda yavaş yavaş yürüyorum, araba kullanıyorum! :) Geçen hafta sonu iki gün ders aldım ve bu hafta boyunca işyerime araba ile geldim, fena değilim, iyi sayılırım trafikte ama bu iş boş tarlalarda araba kullanmaktan çok çok farklıymış, inşallah trafikte kullandıkça daha da iyi olacağım. Kimse bu işi anasının karnında öğrenerek doğmadı öyle değil mi? :))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:55 AM :: 2 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
28 Ağustos 2007
Sanatsal Faaliyetlerim...
Bir kaç yıl önce kardeşim için yaptığım bazı eserlerim(!) vardı. Ancak o zamanlar gerekli gereksiz herşeyin fotoğrafını çektiğim bir dijital makinam yoktu ve onları resimleyememiştim :) İstanbul'a gidince o işi de aradan çıkardım ve onların fotoğraflarını da arşivime ekledim.
O zaman iyi uğraşmışım bunlarla, bazıları gerçekten çok zaman ve sabır isteyen çalışmalar ama ben hepsini büyük bir zevkle yapmıştım.Buyrun bakalım :)Düz cam vazonun yüzeyine cam boncuklar yapıştırdım, üst tarafına simli boyutlu boya ile yuvarlak kontür çektim. İçine de bu kibar laleleri yerleştirdim.
Bu bardakları mumluk ve vazo olarak düşündüm. Fimo hamurundan küçük kare parçalar kesip üzerine kesme boncuklarda ekleyerek ara ara yapıştırdım, diğer araları da cam boyası ile renklendirdim.Sonra fimoların kalıcı olması için 130 derece de bardakları fırınladım ve en son olarak da fimo'ların üzerini vernikledim.
Düz bir cam olan bu vazo ve şekerliği önce buzlu cam boyası ile boyadım ve buğulu görünümü elde ettim. Bu öyle kolay bir şey değil , her taraf da eşit görünüm elde etmek için özen göstermek gerekiyor, iki kat boyadım ve her kat arasında birer gün kurumasını bekledim. Sonra inci beyazı boyutlu boya ve altın yaldızlı sticker ile süsledim.
Bu dondurmalığın üst tarafını yine buzlu cam boyası ile boyadım. Sonra vazo ile ikisini fimo hamurundan yaptığım karışım ile kapladım.Yine 130 derece de fırınladım ve soğuduktan sonra böyle parlak gözükmeleri için fimo verniği ile vernikledim.
Bu tepsiyi önce kırmızı akrilik boya ile iki kat boyadım, sonra desenleri dekopaj yaptım (yapıştırdım). Kenarlarına sarı yaldızlı parmak boyası ile kontür çektim. En son olarak da yat verniği ile iki kat vernikledim ki suya daha dayanıklı ve parlak olsun diye. Bu tepsinin ayrıca ayakları da var, sehpa olarak da kullanılıyor.Bu da büyük ve şık bir ayna.Yine kırmızı boyandı, yaldızlı boya ile kontür çekildi, seramik çiçeklerle, yapraklarla , cam boncuklarla ve boyutlu boya ile süslendi.
Bu şirin sepeti patina tekniği ile rengarenk boyadım. Bir yüzü sarı, diğeri yeşil, sapı mavi, içi kırmızı ve her yüzeyine resimlerle dekopaj yaptım. Boyutlu yaldızlı boya ile süsledim, en son olarak da vernikledim.
Bu çok hoş ve kibar bir mücevher sandığı oldu. İçi mücevherlerle dolu olsaydı daha güzel olacaktı ama neyse :) Eflatun beyaz tonlarında patina tekniği ile boyadım, kenarlara gümüş renkli yaldızlı boya ile kontür çektim, kapak kısmına da bu resmi dekopaj yaptım, dış hattını da inci beyazı boyutlu boya ile nokta nokta belirledim, en son olarak da tabi ki vernikledim.
O zamanlar daha müsaitmişim, daha hevesliymişim ki bütün bunları ve daha başkalarını yapmışım. Şimdi olsa daha zor, bir kere ben boyaları ortaya çıkardığım zaman iki zuzu benden önce oturuyor masaya "biz de boya yapacağız" diye :)Ne demişler "Yapılmış olan kâr'dır". Yoksa dememişler miydi? Dememişlerse de ben diyorum! :)Etiketler: Sanatsal Faaliyetlerim
CRESCENT :: 12:20 PM :: 9 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
24 Ağustos 2007
Crescent'ın Seyir Günlüğü...
Piyango tatil dün akşam bitti, bugün işbaşı. Çok güzel, dolu dolu bir tatil oldu, bundan sonra her yıl bir hafta köye gitmeye karar verdik çocuklarla beraber ve önümüzdeki yıl için rezervasyonu da yaptırdık şimdiden :) Çocuklar doğal ortamda yaşamanın nasıl bir şey olduğunu gördüler, bağ, bahçe, orman, deniz. Beni en mutlu eden tarafı da buydu.
Minik zuzu tam yemelik olmuş, cin gibi maşallah söylenilen herşeyi anlıyor :) Onu da bavulumuza atıp getirecektik ama annesine kıyamadık :)
Köyümüzün sahilinde ayrıca kayalık bir bölüm var, çocuklar için tertemiz, sıcak, sığ bir havuz görünümünde, kayalıkların içinde bay yengeçleri görme şansımızda oldu :)Bu arada köy köy diyorum ama Tatil Köyü demek daha mantıklı olur aslında, ben gitmeyeli acayip gelişmiş herşey, her yer villalarla dolu. Taa eskilerden hafızamdan yer etmiş görüntülerde in-cin top oynayan sahillerinde artık şezlonlar, şemsiyeler, büfeler var. O zamanlar neredeyse tüm sahil bize ait olurdu ama artık çok sahibi var.Bu görüntülerde Şile Feneri'nden.
Açık havada mangal partisi yapmasak olmazdı tabi, yanında bir de közlenmiş domates biber, off offf! :)
Yirmi yıl öncesinden, çocukluğumuzdan hatırladığım bir Ayşe Teyzemiz vardı, burası onun evi ve hala hayattaydı, görünce çok şaşırdım, şu anda 98 yaşındaymış ama yirmi yıl önceki Ayşe Teyze'den hiç farklı değildi, hala çok dinç, hala kendini idare edebilecek durumdaydı, eski topraklar işte...
Bir akşam üzeri ormana gittik.Anneannemin meyve sebze ektiği, hatta tatillerde kardeşimle beraber dereden su çekerek sulama faaliyetlerinde bulunduğumuz yerlerde bile evler vardı. Ormana girmeye başladığın andan itibaren ıhlamur ağaçlarının kokusu hissediliyordu, mis gibi bir ağaç kokusu vardı heryerde.Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 4:47 PM :: 13 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
10 Ağustos 2007
Bir yaza iki tatil...
Piyangodan iki haftalık İstanbul tatili çıktı :) Bir haftadır oturduğum yerde bağ, bahçe, yeşillik, doğa, temiz hava, bol güneş düşüne düşüne sonunda bunları kendime çekmeyi başardım (secret-çekim yasası :)) ve bu sabah aniden süpriz bir gelişme oldu:) Özlediğim köyümüzün bir tarafı yemyeşil ağaçlı ormanlı, diğer tarafı incecik kumlu kumsallı denizine, annemin memleketine gidiyoruz cümbür cemaat.
Bir şey mi istiyorsunuz? Hayal etmekle başlayın...:)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 3:16 PM :: 4 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
08 Ağustos 2007
Çok güzel...
Paylaşmak istedim...
İki şey insanı "nitelikli insan" yapar:
1 İradeye hakim olmak
2 Uyumlu olmak
İki şey "ekstra değer" katar:
1 Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2 Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır:
1 Kararsızlık
2 Cesaretsizlik
İki şey kaşif yapar:
1 Nitelikli çevre
2 Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1 Baskın yeteneği bulmak
2 Cidden sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır:
1 Ustalardan ustalığı öğrenmek
2 Kendini güncellemek
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1 Niyetin saf olması
2 Ruhsal farkındalık
İki şey milyonlarca insandan ayırır:
1 Sorunun değil çözümün parçası olmak
2 Hayata ve her şeye yeni (özgün,orjinal, farklı)bakış açısıyla yaklaşabilmek.
İki şey gelişmeyi engeller:
1 Aşırılık (mübalağa,abartı, ifrat,tefrit)
2 Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir:
1 Tebessüm (gülümseme,sırıtma veya kahkaha değil!)
2 Sükut (susmak)
İki şey"kalitesiz insan"ın özelliğidir:
1 Sikayetçilik
2 Dedikodu
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:
1 Bakiş açısını değiştirmek
2 Karşındakinin yerine kendini koyabilmek
İki şey yanlış yapmanı engeller:
1 Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
2 Hak yememek
İki şey kişiyi gözden düşürür:
1 Demagoji (laf kalabalığı)
2 Kendini ağıra satmak (övmek,vazgeçilmez göstermek)Etiketler: Özlü Sözler
CRESCENT :: 12:54 PM :: 2 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
03 Ağustos 2007
Pasta çoktu, su yok...
Çok bereketli bir doğumgünü kutlaması dönemi geçirdim :) Üç kere doğumgünümü kutladık yukarıdaki pastalar eşliğinde:) Bana değer veren, unutmayıp arayan herkese teşekkür ediyorum tekrar.
Geçtiğimiz hafta sonu aile düğünümüz vardı, gençleri birer birer everiyoruz :) Yakında hepsi bitecek ve sıra bizim zuzulara gelecek diye korktum bak şimdi :) Yok canım daha çok var o günlere.Tabi hemen bu olaydan da malzeme çıkardım ve aşağıdaki puzzle'ı hazırladım :)
Bugün sularımız kesik. İki gün var, iki gün yok olacak, bidonların dışında evde elime geçen ne varsa su ile doldurdum dün akşam, çok komik :) Tabi umarım biz komik duruma düşmeyiz ilerleyen günlerde.
Geçen gün yakındaki bir parkın bekçisini dövmüş mahalle sakinleri, bahçe suluyor diye.İnsanların sinirleri o derece gergin yani. Her türlü medeniyet eksikliğine ,doğal kaynak eksikliğine dayanabilirsin ama susuzluğa çok zor, olmaz! Umarım bu durum çok uzun sürmez ama görünen o ki en azından 5 ay buna dayanmak zorundayız...Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 9:28 AM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
24 Temmuz 2007
İyki doğduuum beğeeenn!
Bugün 24 Temmuz ,tarihi bir gün, Lozan Barış Antlaşmasının 84. yıldönümü ve Crescent'in doğumunun 35. yıldönümü! :) Görüyorsunuz 84'ün yanında 35 ne kadar küçük kalıyor :)) Daha küçüğüm yani ben :)))
Şaka bir yana bu noktadan sonra rakamların önemi yok benim için, zaten hiç bir zaman kendimi 30 yaşın üstünde hissetmedim, hissetmeyeceğim de. Çok uzun psikolojik yorumlar yapmak istemiyorum, gençleşme sevdasında da değilim, halimden çok memnunum, yıllar gelsin geçsin kimin umurunda, zaten selülitimde yok :) 48 kiloyum da:) Dünyalar tatlısı iki oğlum var, birtanecik eşim, ailem, dostlarım, Allah bozmasın huzurum var, daha ne olsun!
Yukarıdaki bilekliği kendime yaptım dün akşam, doğumgünü hediyesi olarak :))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 8:38 AM :: 17 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
17 Temmuz 2007
Hilalsi Şeyler...
Bugün evden çıkaaasım yok caa cupbap cupbap cubap
Telefonu açaaasım yok caa cupbap cupbap cubap
Rakımız var içeeesim yok caa cupbap cupbap cubap
Acelem var koşaaasım yok caa cupbap cupbap cubap
Ferhangi Şeyler'de yıllar önce böyle demişti Ferhan Şensoy. Şimdi de Crescent şöyle diyor, (diyor deyince aklıma bir karikatür geldi, şimdi onu da eklemesem olmaz :))
Tatil bitti döneeesim yok caa cupbap cupbap cubap
Kompitürü açaaasım yok caa cupbap cupbap cubap
Yazmam lazım yazaaasım yok caa cupbap cupbap cubap
Ben burdayım diyeeesim yok caa cupbap cupbap cubap
Özet olarak durum bu :)) Bu arada yukarıda bahsetttiğim karikatüre bayılıyorum, hala görmemiş olanlar varsa buyrun aşağıda :)
Eveeet tatil bitti, hem de çok önce bitti, niye bitti ki? Keşke bitmeseydi :( Biteceğini söylemişler miydi? Ben bilmiyor muydum sanki biteceğini:( ...
Neyse sıyırma durumlarını bir kenara bırakalım, buradayım işte:))
Yine geçen sene ki gibi güzel bir tatil geçirdik Nimet’lerle birlikte. Kısa metrajlı 30 dakikalık filmimizi çektik, “bu kez değişik bir yöntem deneyeceğim” dedim, röportaj şeklinde bir çekim yaptık, “konuşalım anlatalım arkadaşlar” dedim, sadece “hadi kameraya el salla” durumları olmasın :) Şimdi anlattıklarımızı defalarca dinleyip dinleyip her seferinde gülebiliyoruz :))) Tadı damağımızda kaldı, tabi bir de çekilmiş yüzlerce fotoğraf var, şu üzerindeki banklara oturup uçsuz bucaksız denizi sonsuz bir huzurla seyrettiğimiz iskele ve insanın ruhunu dinlendiren, mavinin yeşile doyduğu bu kareler gibi.
Herşey başlar ve biter, biten şeylere üzülmek yerine onun akabinde başlayanlara sevinecek nedenler bulmak insana kendini daha iyi hissettirir. Tatil bitti ama olsun, akşamları eve gelince balkon yıkayıp kilimimizi minderimizi serip açık havada çocuklarla bilimsel kitaplar okuyoruz (dinazorlar, balıklar,kuşlar :)) , sonra daracık balkona üçümüz yanyana sırtüstü yatmaya çalışarak gökyüzündeki kuşları izliyoruz.Çocuklar su tabancaları ile etrafı ve kendilerini ıslatma zevkini yaşıyorlar balkonda sınırsızca. Ben uzun zamandır ihmal ettiğim boncuklarımla bir araya geliyorum :) , hemen yapıveririm diyerek iki araya bi dereye tatlılar, poğaçalar sıkıştırıyorum, mısırlar pişiriyoruz, akşam geç saatlerde aklımıza esiyor magnum partileri veriyoruz, “komple” ile birlikte yeni figür denemeleri yapıyoruz bazıları abuk subuk :)) Çocuklarla birlikte “tamam Migros’a gidelim ama Tepe’ye bakma anne” pazarlıklarıyla alışverişe çıkıyoruz :) Açıkçası bu sıcak ve güneşli günlerde Ankara'da olsak da o anın tadını çıkarmaya çalışıyoruz. Bir denizimiz bile yok ama olsun, çok şeyimiz var :))Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 9:46 AM :: 20 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
13 Haziran 2007
Yaz erken geldi...
Haftasonu Nimet'lerle birlikte, aile boyu tatile çıkıyoruz, yıllık yaz tatilimize.Çocuklarda küçük olunca "sıcaklar iyice bastırmadan gidip gelelim" diyenlerdeniz.Bu sene plansız, programsız, kuralsız, sadece yan gelip yatmalı ve çocuklara odaklanmalı bir tatil yapmak istiyorum.Tatilim koşturmayla geçsin istemiyorum.Onu da yapalım, bunu da deneyelim, oraya da gidelim, şurayı da görelim olmasın istiyorum.Yan gelip yatayım, ruhum dinlensin, ekmek elden su gölden, çocuklarla daha çok vakit geçireyim istiyorum....
Herkese de bu sene huzurlu tatiller diliyor, kalpli kurabiyelerimle hoşçakalın diyorum :)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:08 AM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Haziran 2007
Abarttım, biliyorum...
Dün öğle arası sporu iptal edip alışverişe gitmem bana pahallıya maloldu! Yaz sezonu düğünlerinde giymek üzere feminen bir ayakkabıya ihtiyacım olduğunu farkedip bir ayakkabı bakmak üzere girdiğim mağazadan tamamen farklı üç tarz ayakkabı almış olarak çıktım! Evde ne kadar ayakkabı olsa da bayanların ayakkabı ihtiyacı hiç bitmez, fantazi, günlük klasik, spor ve şık, daha spor, yazlık açık, terlik, vs... Hepsi de ihtiyaçtır :)Boncuk kolyeyi de hafta sonu yaptım, evde bulunan farklı renk ve boyutlardaki kalan boncuklardan. Kolaj'daki dörtlüyü tamamlamak için buradalar :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 4:49 PM :: 14 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
31 Mayıs 2007
İcraatlar...
Simli ip, boncuk ve keçe'den yaptığım duvar süsü ve şeker hamurlu kurabiyeler. İcraat var fazla söze gerek yok...Etiketler: Sanatsal Faaliyetlerim
CRESCENT :: 4:49 PM :: 10 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
24 Mayıs 2007
Sanatsal Faaliyetler...
Bu hafta kötü başladı aslında ,annemin rahatsızlığı, hastane, Ulus'ta ki patlama, pisi pisine ölen insanlar, içe dönük ruh halim, vs. vs... Kötü şeylerden bahsetmek istemiyorum , iyi düşün iyi ol terapisini uygulamak istiyorum.Geçen hafta yaptığım resimler kurumaya başladı, dün akşam duvara asıp fotoğraflarını çektim, bunlar çerçevesiz halleri tabi. Sonra bu gün de görücüye çıkıp sahipleriyle tanıştılar :) Bu yaz çifte düğün var, yakın zaman da evlenecek olan sevgili arkadaşlarım için benden küçük birer hatıra.Resim yapmanın yetenek işi olduğunu ama yeteneğinde büyük ölçüde geliştirilebileceğini düşünüyorum.Daha işin başındayım, bunlar nacizane eserlerim :) Nimet'in verdiği gaza gelirsek seneye sergi bile açacağız beraber :))) Ha gayret Crescent, çok çalışman lazım çoooookkk :)))Etiketler: Yağlıboya Resimlerim
CRESCENT :: 4:17 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
18 Mayıs 2007
Çiçek...
Önüm arkam sağım solum ÇİÇEK! Ebe sobe! Bu aralar çiçeklerden gidiyoruz. Evde canlı çiçek yetişmiyor bende canlısına çok benzeyen çiçekler aldım onlarla göz zevkimiz tamamlıyoruz. Ayrıca son üç günde iki ayrı yağlıboya tablo yaptım, onlarda çiçek :) Daha sonra fotoğraflarını yayınlayacağım, çünkü onlar birer hediye, şu anda gizliler :) Action çok, anlatacak adam yok! Bezgin Bekir durumları. Spora, kas çalışmalarına devam, hedefime ulaştım, 1 kilo verdim :) Yaz’a hazırım!
Bu arada tatile 1 ay kaldı, ne güzel !..:)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 4:26 PM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
09 Mayıs 2007
Secret “Sır”
İşte yaşamın sırrı. Büyük “sır”. Herkes izlemeli. ”Zihindeyse bedende de olacaktır”.Bir yerde okumuştum geçenlerde Amerika’da büyük yankı uyandırdı diye, bu bir kitapmış sanırım ve filmini çekmişler.Buldum ve hemen izledim. Aslında bir film değil, farklı bir şey, anlatım.
”sakin olun, tadını çıkarın, yapmanız gereken hiç bir şey yok, sadece yapmayı istedikleriniz var”.
“her zaman ve sadece sonucu düşün”.
Bizdeki “bir şeyi kırk kere söylersen olur” mantığıyla örtüşüyor.Öğle yemeğinde küçük bir deneme yaptım :) Yemeğe gittiğim mekanın en kalabalık olan saatinde, cam kenarındaki her zaman revaçta olan dört masadan birinin boş olmasını orada yemek yemeyi istedim, düşündüm, hayal ettim, içeri girdiğimde dördü de doluydu ,yemeğimi aldıktan sonra boş masa bulmak için ilerlerken cam kenarındaki o dört masadan birinin boşalmış olduğunu gördüm! Yemeğimi orada yedim, istediğim olmuştu :))
Anafikir : Kendi dünyanızı kendiniz yaratın, isteyin olsun...İzleyin...Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:25 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
04 Mayıs 2007
Günler geçiyor...
Herşey aynı düzende akıp gidiyor, koşturmayla geçen günler, öğle aralarında gidilen spor, işe, okula, kreşe gidip gelmeler...ve her zamankinden farklı olarak iki günlük cluster eğitimi, büyük zuzunun yılsonu gösterisi için kıyafet arayışları, çocuklar uyuduktan sonra izlemek üzere aylardır bekletilen filmlerden ikisini izleyebilmek (missing inpossible III , dünyalar savaşı ), günlük yemek yiyebilmek uğruna bir haftadır sabahları 6:30 da kalkıp yemek yapmak.
Canımın hiç bir şey yapmak istemiyor olmasına rağmen direniyorum, yorgunum, bu durum biraz da havalardan kaynaklanıyor olsa gerek.Bahar havası çarptı sanırım.Pikniğe gitmek istiyorum, sımsıcak güneş istiyorum ve boş boş oturmak istiyorum...:)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:19 PM :: 10 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
20 Nisan 2007
İlk sanal resim...
Çok maymun iştahlıyım yaaa :)) Her gün yeni bir şeylere heves ediyorum ,bir öncekini bir kenara beklemeye bırakıp yenisinin peşinden koşuyorum.Son günlerde bu durum had safhaya ulaştı.Çiçekli şal'ım sanırım gelecek kışa kalacak, geçen hafta yağlı boya tablo işine giriştim, yaptım ,bitti, sonra renkli ponponlu battaniye projesi gündeme geldi, 2 gündür ponpon yapıyorum müsait zamanlarımda, bu sabah da sanal resim işine giriştim birden.Sadece programın adını öğrenmem yetti, zaten uzun zamandır merak ediyordum bu resimlerin nasıl yapıldığını, internetten deneme sürümünü buldum, indirdim,kurdum, az önce de gördüğünüz ilk resmimi yaptım :) Dediğim gibi ilk olduğu için ancak bu kadar oldu:) Ama ben bu işi çoook sevdiiimmmm:))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:37 PM :: 15 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
16 Nisan 2007
Buradayım...
Minik zuzu o kadar tatlıydı ki, hala gözlerimi kapattığımda onun yüzü geliyor gözlerimin önüne.Uzaktan teyze olmak çok zormuş, hele bir de böyle ele avuca, tam sevilecek hale gelmeye başladıktan sonra :( Ama bol bol fotoğraf çektim, artık bir süre onlarla idare edeceğiz ne yapalım:)Dönüşte babamın köyüne uğradık, uzun zamandır gitmemiştim. Bu manzaraya hayran kaldım.Yapacaksın evini o boş alana, bahçeye domates, biber, maydonoz ekeceksin, çocuklar toprakla oynayacak, güneşli havalarda yüzünü gökyüzüne verip sırtüstü uzanacaksın çimenlere...Ooofff of, son bir yıldır böyle özlemler içindeyim :)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:55 PM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
13 Nisan 2007
Çantamı alır giderim...
İstanbul’a gidiyorum bugün, birtanecik yeğenimin 1.doğumgünü partisi için:) Zuzular ve He-man buradalar.Düşünüyorum da onlarsız yolculuk yapmış mıydım? Hatırlamadım. İçim biraz buruk aslında, bu seferlik böyle olacak. Ama çok kısa sürecek :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 10:38 AM :: 5 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
06 Nisan 2007
Haftasonu geldi!...
Yarın büyük zuzunun okulunda veli toplantısı var, okula gideceğiz, sonra arkadaşlarla bir köfteci olayı planlıyoruz, olağan haftasonu işleri var, alışveriş, temizlik, ödev,v.s ,v.s... Hafta sonu yine koşuşturmayla geçecek yani.Ayrıca yine dekorasyon duygularım kabardı bu aralar, elimde Evim dergisi hindi gibi düşünüp duruyorum, zararsızca bu dönemi de atlatmayı umuyorum :) Planlarım 2008 Ankara İkea için! Onu bekliyorum...:))
İşler mi? Onlar da iyi canım :) İki gün önce yoğunluktan ve stresten kafayı yemek üzereyken bugün origami sanatıyla iştigal ettik :) Hergün kritik kararlar almakla, ciddi işler yapmakla olmaz.Zarf katladık az önce grup halinde:) Hatta bir arkadaş ne yaptığımıza meraklı gözlerle bakan birisine “Bundan sonra da hep beraber pamuk toplamaya gideceğiz tarlaya” dedi :)) Ne iş olsa yaparız abi! :)))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 10:29 AM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
03 Nisan 2007
Faaliyetler...
Artık uzun soluklu olmaya başladı yazılarım, bunun sebebi gitmekle kalmak arasındaki ikilemden kaynaklanıyor sanırım...
Geçen süre içinde bir sürü şey yaptım aslında.Mesela çocuk pastası yaptım :) Sırf onlara daha cazip gözüksün,bir iki lokma alıp yine oyun derdine düşüp bırakıp gitmesinler diye içini dışını her yerini süsledim, çikolatalarla, şekerlerle, gofretlerle, meyvelerle... Uğraştığıma değdi mi? Ehh, bir kaç dakika daha fazla oturdular masada ve biraz daha fazla yediler :)
Sonraaa sanatsal faaliyetlerime ara vermek olmaz:) Kendime şirin bir şal yapmaya karar verdim, henüz kendisini örmedim, çiçeklerinden başladım yapmaya, umarım bu da başlayıp başlayıp bir kenara bıraktığım işlerime dönmez. Biraz maymun iştahlı olduğumu kabul ediyorum :)
Veee en önemlisi spora başladım! Herşey öyle denk geldi ki, uzun zamandır isteyip de bir türlü uygun ortam ve zaman yaratamadığım spor olayına pat diye başlayıverdim :) Hafta da üç gün, öğle tatillerinde ve net bir saat.Daha ne isterim :) Hatta dün akşam evde çocuklarla da yaptık yer hareketleri, çok eğlenceliydi :)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:02 AM :: 8 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
16 Mart 2007
1.yıl
17 Mart yani yarın bloğumun doğumgünü, iyi ki doğdun Cerescent! :)) Bir yılda biraz tembellik etmişim çünkü bu 70. paylaşımım. 100 ve üzerinde olanları biliyorum. Ama olsun önemli olan hala buradayım, sizler de buradasınız. Umar' ın dün dediği gibi " kimler geldi geçti biz hala buradayız" :)
Bir kaç gündür fotoğraflarla uğraşıyorum,düzenleme çalışmaları yapıyorum.Uzun zaman olmuştu ilgilenemeyeli. Bir çoğuna yüzümde büyük tebessümlerle bakıyorum, ne güzel günlerdi yaa diyorum, çünkü dün bile geçmiş artık.Mesela bu geçen yazdan...
Evet kesinlikle "forewer young" :))
Teyze ve yeğeninin minicik eli, yerim onu ben :)
Aştım kendimi aştım, kırmızıdan sonra mavi papuçlarımda var artık :)
Delikanlı Crescent :)
Gelinlik ayakkabılarım, hala giyebiliyorum! :)
Bir temmuz sabahı, "günaydın arkadaşlar!"Crescent Graff! Kıyasıya bir tenis karşılaşması, Nimet'le tatilde :)))
Yine sevgili dostum Nimet ve çekirdek ailesi bir akşam bize misafirliğe gelmişler.Gelmeden önce de küçük Nazan telefon etmiş "bir maniniz yoksa evdeyseniz annemler size oturmaya gelecekler" :)))
Kırmızı şapkalı kız olur da kırmızı papuçlu Crescent olmaz mı? :))
"Türkiye'nin Yıldızları" yarışmasının kulisinden.Yarışmacı olan kardeşime o hafta İstanbul'dan bizzat destek vermek için stüdyoya gitmişiz.Başka tiyo yok! :)))
Çocuklar için düzenlenen yılbaşı balosundan, ben kamerayla çocukları çekiyorum, Nimet'de beni çekiyor :))
Aaaa neydi o günler, saçlarımı kısacık kestirmiştim, iyi cesaret etmiştim, hoşuma da gitmişti aslında ama zuzu çok bozulmuştu beni öyle görünce. "Anne nooolur gidip saçlarını geri alalım" dedikçe içim burkulmuştu... Sonra yavaş yavaş uzamaya başlayıp bu hale geldiler, şimdi ise uzuuuunn...:)
Son bir yıldır, digital fotoğraf makinasını aldığımızdan beri çektiğimiz fotoğraflar sadece sanal ortamda, bilgisayarda yada cd'de. Ama eline ciltli aile albümünü alıp sayflarını yavaş yavaş çevire çevire fotoğraflara oradan bakmak ayrı bir zevk bence. O yüzden çektiğim fotoğrafların en güzellerini seçip, bastırıp, albüme yerleştireceğim.Ama zevkli olduğu kadar uzun da sürecek bir işe benziyor bu...:)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 3:52 PM :: 15 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
06 Mart 2007
Safranbolu-Amasra Gezisi...
Geçen yazdan beri istediğimiz Safranbolu-Amasra gezisi yağmurlu da olsa geçtiğimiz hafta sonuna kısmetmiş.Islak ve güzel bir gezi oldu.Gerçi biz alışkınız, geçen yıl gittiğimiz Ürgüp-Göreme gezisinde de sadece o hafta sonunda nisan ayında lapa lapa kar yağmıştı :)
Safranbolu'yu gezmeye şu an terkedilmiş durumdaki Yörük Köyü'nden başladık.Halk zenginleştikçe buradaki eski evlerini terketmiş ve 11 km uzaklıktaki yeni yerleşim yerine, daha yeni binalara taşınmış.![]()
![]()
![]()
Yukarıdaki Osmanlılardan kalan 95 güneş saatinden biri. Güneşli havalarda 10 dakikalık zaman dilimlerini bile gösteriyor.
Alışveriş zamanı...
Cinci Hanı, şu anda otel olarak kullanılıyor...
Restore edilerek ziyarete açılmış olan Kaymakamlar Evi'nden görüntüler...1975 yılına kadar evin sahipleri bu evde yaşıyormuş, sonra müze haline getirilmiş, evin içinde sayamadığım kadar çok oda var...
![]()
Vee geçiyoruz Kraliçe Amastrist'in şehri Amasra'ya...
Amasra'nın meşhur salatası...İçerik olarak çok zengin ve büyüktü, bir tane kesmedi , iki tane yedik :)
Kaldığımız otelin penceresinden manzaralar...
![]()
Yürüyerek çevreyi dolaştık, Kale içi, Bizanslılar zamanında Kilise Osmanlılar zamanında da Camii olarak kullanılan(Kilise-Camii) Şapel, Ağlayan ağaç, Tavşan adası, Liman,Tahtacılar Çarşısı...
![]()
Sadece siyah tavşanların ve beyaz martıların yaşadığı tavşan adası...
Tekne gezisi yapmayı da ihmal etmedik...
Fatih Sultan Mehmet’in “Lala Çeşm-i Cihan bu mu ola” diye sorduğu Bakacak Tepesi’nin manzarası gerçekten görülmeye değerdi fakat oraya geldiğimizde çok yağmur yağdığı için otobüsün içinden seyretmek zorunda kaldık o manzarayı.Yukarıdaki fotoğrafları birleştirerek gözünüzde canlandırabilirsiniz o manzarayı da :))Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 10:21 AM :: 17 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
02 Mart 2007
İnciler...
* He-man halı sahada maça gitmişti, döndüğünde 7 yaşındaki büyük zuzu sordu:- Baba maçta Sayın Seyircilerde var mıydı? (Sayın seyirciler kelimelerini ayrılmaz bir kalıp olarak algılamış olmalı :))))))
* Yine meraklı büyük zuzu soruyor:- Anne Anıtkaiki'de var mıdır?- ??? O ne demek, anlamadım?- Hani AnıtkaBİR var ya, AnıtkaİKİ'de var mıdır?- :))))))
* İşten geliyorum, elimde bir poşet var.4 yaşındaki küçük zuzu soruyor;- Anne elindeki koşet'de ne var? (koşet = poşet , o kadar tatlı söylüyor ki düzeltmeye kıyamıyoruz :))))))
* Küçük zuzu kendi kendine Kenan Doğulu'nun Çakkıdı'sını söylüyor;- Çat diye çat diye kuzuleyiimm (çat diye çatlamak üzereyim :)))))))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:02 PM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
01 Mart 2007
Küçük(Büyük) Şeyler...
Çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın annesi vefat etti.Uzun süredir verdiği yaşam mücadelesini kaybetti.Bu işin sırası olmaz ama genç sayılabilecek bir yaşta aramızdan ayrılanlara insan daha çok üzülüyor.Bu son 1 yıl içinde Karşıyaka mezarlığına üçüncü gidişim.Yaş ilerledikçe yeni bir süreç başlıyor, bizim ilerledikçe ebeveynlerimizinki daha da ilerlemiş oluyor ve çok zor da olsa artık bunlara alışmaya başlamamız gerekiyor. 3-5 yıl öncesine kadar gidilen düğünler ağırlıktaydı, sonra bebek doğumları yerini aldı, şimdi de ölüm yavaş yavaş yüzünü göstermeye başladı.
Yaşadığımız günlerin kıymetini bilmeliyiz, geçiştirme tarzında, memnuniyetsizce yaşanan günlere yazık.Hala nefes alıyorsan, sevdiklerin yanındaysa veya iyi olduğunu biliyorsan bundan daha önemli ne olabilir ki?...
Her insan kendi mutluluğunu yaratır.Küçücük sandığımız şeylerin aslında çok BÜYÜK olduklarının farkına varmalıyız...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 10:54 AM :: 2 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
23 Şubat 2007
Doping...
Sabah sağlık durumumu gözden geçirme amaçlı bir takım tahliller için kan vermeye gittim.Koltuğa oturdum, kolumu açtım bekliyorum. Orta yaşlı hemşire hanım tetkik formunu incelerken forma yazmak üzere "Kaç yaşındasın" diye sordu.Bende 35 dedim (bu arada aslında 34,5!:)) Sonra hemen yan tarafımdaki aynaya dönüp bakım " 35 gösteriyor muyum acaba?" dedim içimden "yok canım hele şu halimle hiç göstermiyorum bence, saçlar hafifçe dağınık atkuyruğu şeklinde toplanmış, minyon bir yüz, kilo yok, kıyafetler gayet spor" O sırada hemşire yanıma geldi ve "maşallah, maşallah , 35 dedin ama 25 yaşında gösteriyorsun!, hiç yaşını göstermiyorsun, çok şanslısın, maşallah " dedi :))) Kolum biraz acıdı ama olsun gururum okşandı :) sabah sabah dopingimi almış bir vaziyette döndüm işyerine...:)))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:38 AM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
15 Şubat 2007
Çeşitleme...
- Anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, öğretmenler günü,v.s, v.s. gibi sözde özel günlerde , kendimi o güne özel bir şeyler yapmak zorunda hissetmekten hoşlanmıyorum, "layıkiyle bir şey yaptım mı, aldım mı" stresine girmek beni geriyor.Sevgililer gününde hiç bir şey yapmadık.Zuzuların biri "anne harçlığımla sana sevgililer günü için hediye alacaktım ama unuttum" dedi.Sonra da kendisine çikolata almış :) Diğeri de kreşte çok güzel bir kart hazırlamış, "Anneciğim ,babacığım sevgililer gününüz kutlu olsun. Yakışıklı oğlunuz ......." diye :) He-man de ve ben de ise tık yok, "Bizim için hergün Sevgililer Günü nasıl olsa" deyip :)))
- Geçen aylarda kazanmış olduğum sınavla ilgili terfimi ve zamlı maaşımı aldım, güzel oldu, arabanın taksitleri çıktı :))
- Bir arabam var ama hala kullanamıyorum, buna çok canım sıkılıyor :((
- İnternet, güvenlik,v.s. ile ilgili teknik sorunlar yaşamaktayım, bu blog hayatımın sonu olabilir...
- Geçen gün arkadaşlar bizdeydi tabu oynadık, ben anlatıyorum ve kelime "podyum". Önce "manken"i anlatıp olaya oradan girmek istedim.
Ben : Şimdi ben zayıfım ve uzunum, neyim ben?
He-man : Zürafa! :)))))))
Aklına ilk etapta mankenlerin gelmiyor olması da işin iyi tarafı tabi ki :)))
Aklıma Takılanlar...
- Boğaziçi'nde Tıp yok ki...
- Tarkan nerelere gitti...
-Teknik olarak bilgisayardan anlıyor olmak bir bayanın imajını etkiler mi, mesela daha zeki gösterir mi? :))
- ÇP = A mı?
-Diğer sınavı da kazanabilmek için aynı azmi gösterebilecek miyim?
- Blogger'larla tanışmak elektriği kesiyor mu...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:58 AM :: 16 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
02 Şubat 2007
İstanbul...
Evanescence'den My İmmortal ile başlamak istedim aslında ama aşk acısı çekmeyeli yıllar olduğu , dolayısıyla şarkının o ruh halini şu andaki ruh halimle bağdaştıramadığım için vazgeçtim fakat müzik süper, dinlemediyseniz mutlaka dinleyin.
Süre kısa da olsa İstanbul havası insana yarıyor.Yolculuğumuzun son dakikalarında Bostancı'ya gitmeye çalışırken kendimizi yanlışlıkla Çamlıca tepelerinde bulmamızın dışında bir sorun yaşamadık diyebilirim :) Akşam akşam hesapta olmayan bir Çamlıca gezisi yaptık o kadar :) İlk iki gün açık ve kapalı alan gezileri ile geçti.İstanbul'a gidipte İkea'ya uğramamak olmaz tabi, 2 saatlik hızlandırılmış bir turla onu da aradan çıkardık.Çocuklar sahile gidip denize taş atacağız diye tutturdu, gittik, ama öyle soğuk bir hava vardı ki çabuk çabuk taşlarımızı atıp, titreyen suratlarla gülümseyerek poz vermeye çalışaraktan sahil fotoğraflarımızı da çekip hemen arabaya koştuk :) Kalan günlerimizde ,bol bol çizgi film izlemeyle , küçük yeğenimi doyamadan sevmeyle geçti.Dönüşte bizim dışımızda herkes endişeliydi Bolu'da yollarda kalacağımızı düşünerek ,çünkü gün boyu Bolu geçişi kapandı, açıldı, kapandı şeklinde haberler gelmiş, akşam geç bir saatte yola çıktık ama karayollarını çok takdir ettim, 3-4 araç faaliyetteydi ve yollar kesintisiz açıktı.Üç şeritli yollar nadiren tek şeride düşse de hiç duraksamadan geldik Ankara'ya.Tabi şanslı olduğumuzu da söylemeden geçemeyeceğim çünkü bizden birkaç saat sonra tekrar kapanmış yollar :)Bolu geçişini de ilk defa test etmiş olduk böylece, dağın tepesine döne döne tırmanmadan ,kayarcasına dümdüz bir yolda gitmek süper bir şeydi :)
Aslında ben bu tatilden pek bir şey anlamadım, çok kısaydı, 4 gün yetmedi, daha uzunu yaza inşallah... Hey gidi günler hey! Yazın okulların tatil olmasıyla hemen İstanbul'a gidip de 3 ay boyunca kaldığımız yıllar geldi de aklıma, şimdi ancak emekli olduğumuzda görürüz o kadar uzun tatili...:))Bu arada beklediğimiz gibi oğluşumun karnesi çok iyi geldi...:)Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 10:56 AM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
25 Ocak 2007
Bekle Bizi İstanbul...
Bir aksilik olmazsa yarın İstanbul’a gidiyoruz ailecek.Bir kaç günlük bir tatil olacak, öncesinde bir karne heyecanı yaşayacağız ilk defa.Oğluşuma güveniyorum :) Okumayı sökeli çok oldu zaten, sayılarla arasıda çok iyi. Şimdiye kadar hep biz karne getiren taraf olmuştuk , o karneye anne baba gözüyle bakmak nasıl olacak bakalım :)
Hem iş, hem ziyaret amaçlı olacak İstanbul’a gidişimiz.Uzun zaman oldu gitmeyeli, özledim kokunu İstanbul...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 9:53 AM :: 5 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
18 Ocak 2007
Güncel...
1 haftadır hala hastalıklarla uğraşıyoruz, herşey birbirine o kadar girdi ki, önce kim hastaydı, sonra kim olmuştu, kime hangi tedaviyi kaç gün uygulamıştık,aynı anda hangi sorunlar çıkmıştı, o bunu tetiklemiş miydi derken ve en son hastane doktor olayımızı bu sabah yaşadıktan sonra şu anda mevcut hastalığa teşhis konulmuş olmasından dolayı içim huzurlu bir şekilde oturuyorum bilgisayarımın başında.Büyük zuzu için son teşhis ağrılı ürtiker döküntü.Neyin tetiklediği belli değil, 4-5 günlük ilaç tedavisinden sonra geçeceğini umuyoruz inşallah.
Bu kadar sıkıntılı şeylerin içinde komik olaylarda yaşıyorum bu arada. Şöyle ki; :)
Dün öğle tatilinden sonra işe dönmek için dolmuşa bindim.Dolmuş dolu, ön tarafta ayakta duruyorum, arkadan bir ses geldi, önce bakmadım, sonra baktım yaşlıca bir adam ayağa kalkmış, benim yüzüme bakarak bana doğru yürüyor, o zaman bana “ buyrun hanfendi oturun“ dediğini düşündüm. Ben de “gerek yok, rahatsız olmayın, birazdan ineceğim zaten” dedim yüksek sesle arkaya doğru. Adam da anlamsız anlamsız bir süre yüzüme baktı ve “ biz durakta ineceğiz” dedi. Meğer adam “durakta inecek var” demiş en başta, ben de üzerime alınmışım ve inecek olan adama “ gerek yok , oturun, rahatsız olmayın” dedim yaaa :))))))))))) onlar 2 kişi indiler bende yerlerine geçip oturdum ama çok komik bir durum oldu :))))))) Diğer yolcular da duydular tabi ama ben bozuntuya vermemeye çalışarak yola devam ettim :)))))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:25 AM :: 10 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
10 Ocak 2007
Çöküntü...
Ruhsal ve fiziksel anlamda çöktüm.Bayramdan bugüne hastayım, dün öğlen işyerindekiler artık dayanamayıp " Git evinde öksür" dediler ve beni eve gönderdiler :) Benim hastalığım çok önemli değil, nasıl olsa ben idare etmeye alışkınım ama asıl çökmeme sebep olan şey çocukların hastalığı oldu.Birinin dişi ağrıyor ve kanal tedavisi için hafta sonunu bekliyoruz, diğeri de dün akşam ateşlendi ve bütün gece uyumadık, ilaç üstüne ilaç.
Sonuç; büyük olan ağrı kesici takviyesi ile ağlaya ağlaya okula gönderildi, küçük olan şurupları yanıbaşında evde yatıyor, ben öksürmeye devam ederek burada masamın başındayım. Moralim çok bozuk.Onların yanında olamadığım için vicdanım sızlıyor...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 9:53 AM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
04 Ocak 2007
Sevgiyle...
Yılbaşı toplantılarımız bir gelenek haline gelecek sanırım, geçen yıl Nimet’lerde, bu yıl Süheyla’larda , seneye de bizde oluruz inşallah. Bu yıl yaptığımız çekim geçen yılın yılbaşı süper cd’sinin yerini almaya aday mı bilmiyorum, çünkü henüz fırsat bulup izleyemedim.Ama özellikle Gaffur stili çakkıdı dansım ile nasıl bir performans sergiledim acaba diye çok merak ediyorum :)))
Evde sabahtan başlayan menü hazırlıkları, bayram telaşı, yakın çevre ile bayramlaşma, giderken bunu da alalım, şunu da unutmayalım derken akşam büyük buluşma gerçekleşti. Güzel bir akşamdı, çocuklar enerjilerinden hiçbir şey kaybetmeden gecenin ilerleyen saatlerine kadar hoplayıp zıpladılar, ee tabi bizde hoplayıp zıpladık canım :) Sonuç itibariyle yeni yıla kalabalık ve neşe içinde girdik, inşallah tüm yılımızda aynı neşe ile ve etrafımızda her zaman dostlarımız ve sevdiklerimiz olarak geçer.Herkese iyi seneler!...
Not: Adettendir diye aldığım milli piyango biletine ancak bu sabah bakabildim, para lazım değil ya nasıl olsa gönlümüz zengin :) o yüzden sadece amorti çıkmış!Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 11:56 AM :: 9 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
27 Aralık 2006
Ayna'daki Görüntü...
Sorumsuz bir satıcının gazabına uğrayıp öylece ortada kalakalmıştık geçen gün, doğumgününe gittik ama elimiz bomboş, 3 gün öncesinden hediye için sipariş verdiğimiz adam teslimata bir saat kala “elimizde ondan kalmamış başka bir model olur mu?” dedi rahat rahat!!! Gerçekten zor bir durumdu, neyse ki arkadaşımız “hediyemi isterim de isterim” diye tutturmadı :) Dün akşam daha önceden beğenilmiş bir çerçeve de karar kılındı, profesyonel bir usta tarafından güzel bir ayna haline getirildi, yanına bir de cıvıl cıvıl renkleri olan bir tablo seçildi, adlarına da almış olduğum hediyeyi o anda orada olmadıkları için göremeyen arkadaşlar için fotoğrafları çekildi, hediye paketinin ardından sahibinin evine gidip teslimat yapıldı :) Daha önce o kadar yapılan hediye organizasyonuna, uğraşmaya inat herşey 1 saat içinde oldu bitti, görev başarıyla tamamlandı. Bizim o anda ki telaşımızı, telefon trafiğimizi gören usta “umarım değerli bir insana gidiyordur hediyeniz” dedi :) “Gitmez mi, siz hiç merak etmeyin, çok değerli bir insana gidiyor “ dedim :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 12:41 PM :: 14 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
25 Aralık 2006
Şiir...
Öğle tatilinde sevgili arkadaşım A.'nın doğumgününü kutladık, yaptığı nefis yiyecekleri yedik, bir şiir muhabbeti geçmişti, sonu "ki" li , kafiyeli , bende yazar mıyım, yazarım dedim, işte şiir :
Eve bir gittim baktım ki
Kapıda kalmış bizim ki
Yedek anahtar bu çantadaki
Oynadım evde sirtaki
Sana daha ne diyeyim ki
En güzel pijamalar bendeki
Beni beğenmiyor musun ki??:))))
Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 5:57 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
21 Aralık 2006
Alışverişim Geldi...
Ne güzel rahattım 2-3 aydır, aklım başka şeylerle meşgul olunca alışverişi falan unutmuştum, stressiz yaşayıp gidiyordum.Ama son 10 gündür bir şeyler oldu bana, alışverişim geldi! :) Hep pantolon hep pantolon olmuyor yaw biraz da etek giyeyim, evet kışlık etek almalıyım, bir de ona göre uzun çizme gerekir,çizme uzun olsun da topuklarda uzun olsa mı ki?? yok yok bana rahat şeyler lazım, kendimi sıkıntıya sokamam ben, yürürken rahat olmalıyım, gene orta boy topuk olsun.Şöyle değişik düz reklerde bir kaç tane de kazak alalım, düz renk olsun ki takılarla renklendirelim. Bu gün kemerlerimi de aldım, artık hazırım!! Daaaa, bi dakka neye hazırım?:))) İşte bu huyumu hiç sevmiyorum, anı anında yaşamaya alışkın değilim, hep bir dönüm noktası, bir başlangıç, bir plan olacak, ve bir gün tatatataaaaammm diye çıkıvereceksin ortaya, tastamam olmuş bitmiş, eksik olmadan.Halbuki bırak yaa, parça parça da olsa yaşa elindeki güzellikleri, bir organizasyon yapmaya çalışma...
Organizasyon dedim de aklıma geldi, sırada bir yılbaşı organizasyonumuz var.Üç aile çoluk çocuk hep birlikte 2. yılbaşı organizasyonumuzu yapacağız.Geçen sene Nimet'lerde yaptığımız ilki çok eğlenceli geçmişti, bu sene bir de bayram var, ooooo süper olur, süper :))))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 5:31 PM :: 4 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
19 Aralık 2006
Kahvaltı-Kebap...
Bu sabah ki kahvaltım, bir adet üçgen peynir, yarım paket üzümlü çikolatalı draje. Bilerek hacimde hafif,kaloride yüksek bir şeyler seçtim çünkü bugün midemde boş yere ihtiyacım olacak, öğlen arkadaşlarla buluşma ve köfte-kebap muhabbeti var :) Ben özellikle salata meze kısmına bayılıyorum, işin en eğlenceli kısmı bence orası :) Genetik mucizesi dümdüz karınlılara inat, ben yiyip yiyip karnımı şişireceğim :)))
KırkSekizKilolukAmaKocaMideliCrescent.Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 9:59 AM :: 6 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
14 Aralık 2006
Başarı Nedir?
Başarı denince aklımıza farklı şeyler gelir.Toplumun gözünde başarı; iyi maddi gelir getiren bir kariyer, büyük bir ev, lüks bir arabadır.Aslında bunlar başarılı olmanın tanımı değildir.Bakın Ralph Waldo Emerson başarıyı nasıl tanımlamış:
“BAŞARI; Sık sık gülmek ve çok sevmektir; Akıllı insanların saygısını, çocukların sevgisini kazanmaktır; Dürüst eleştirmenlerin onayını almak, sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır; Güzeli sevmektir; Herkesteki en iyiyi bulmaktır; Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden kendiliğinden vermektir; Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe, ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır; Gönlünce eğlenmek ve gülmek, kendinden geçerek şarkı söylemektir; Tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir.İşte bu başarılı olmaktır.”
Son söz de benden;
Eğer sizde böyle düşünebiliyorsanız bazı şeyleri aşmışsınız demektir...Etiketler: Özlü Sözler
CRESCENT :: 10:13 AM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
12 Aralık 2006
Süper Bir Söz...
İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa ;
Payı gerçek kişiliğini gösterir,
Paydası da kendini ne zannettiğini.
Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.
TolstoyEtiketler: Özlü Sözler
CRESCENT :: 9:38 AM :: 5 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Aralık 2006
OLEEEEEYYYYY,KAZANDIM!!!
KAZANDIM, KAZANDIM, KAZANDIM, SINAVI KAZANDIM !!! :))))))
2 aydır gece-gündüz verdiğim emeklerin karşılığını aldım, kazanmak gerçekten zordu, hiç bilgim olmayan bir alanda sıfırdan başlayıp bu duruma gelmek çok gurur verici. Bunun maddi manevi getirileri olacak tabi ki :)
Şimdi bunu da yazmazsam hiç hiç olmaz. Bana bu stresli dönemimde tüm destediğini veren, sürekli iki çocuğun peşinde koşturmaktan hiç şikayet etmeyen Eşime, "ders çalışmam lazım" deyince "peki anne" deyip hiç itiraz etmeyen iki küçük oğluma , Annemlere ve Babamlara çok çok çok teşekkür ederim...!Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 12:47 PM :: 9 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
16 Ekim 2006
Özlemişim!...
Uzun zaman oldu, şöyle bir bakayım dedim sayfama yerinde duruyor mu diye, o da ne! davetsiz misafirler var, virüs bulaşmış! Aradım taradım böcükleri, kaynağını da buldum, sayfamı ve bağlantılarımı temizledim.Gelmişken bir-iki blog sayfası okudum, özlemişim beeh buraları! Ama mecburen bir süre daha uzak kalacağım, kazanmam gereken bir sınavım var ve uzun yıllardan sonra ilk defa azimle ders çalışıyorum :) Nazar değmesin tık,tık,tık! :)))
Gelmiş mi diye merak edip bakan herkese sevgiler!...:)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 10:45 AM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
14 Eylül 2006
Mola
İşlerimin yoğunluğu sebebiyle bir süre yazmaya ara vereceğim. Fırsat buldukça takip etmeye çalışacağım tabi ki, buralardan kopup gitmek istemiyorum çünkü. Sadece küçük bir mola diyelim...:)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 4:56 PM :: 8 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
11 Eylül 2006
Varak çerçeve
Bu varak çerçeveyi ahşap boyamaya başladığım ilk günlerde yapmıştım tam 6 yıl önce. O kadar zamandır sağda solda poşetlerin içinde sürünüyordu.Bir kaç ay önce zevkim böyle ışıltılı şeylere doğru kaymaya başlayınca buldum çıkardım onu günyüzüne, ortasına da bir kelebek kondurdum ve çok da şık oldu, pek de şık oldu:)
Bu aralar bizim zuzuların okul işleriyle meşgulüz, biri ilkokula başlayacak diğeri kreşe.En streslisi de uzuuuunnn ihtiyaç listelerini tamamlayıp bir araya getirebilmek.Ama asıl sorun olası adaptasyon problemleri ile uğraşmak olurdu sanırım , umarım böyle bir şeyle karşılaşmayız...Etiketler: Sanatsal Faaliyetlerim
CRESCENT :: 10:24 AM :: 8 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
07 Eylül 2006
Otantik Takılarım...
Bu takılar beni çok uğraştırdı, birbirine uygun renk ve şekil kombinasyonlarını bulmak açısından... Ama ortaya zevkli bir şeyler çıktığını düşünüyorum. Ve içim sızlayarak onları kataloğa gönderiyorum...:)Etiketler: Takılarım
CRESCENT :: 1:37 PM :: 17 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Eylül 2006
Dekopaj Ahşap Tepsi
Takı yapmaya başlamadan önceki hobim ahşap boyamayı ihmal ettiğimi farkettim.Yaptığım boyamaları genelde hediye olarak dağıttığım için kendime kalanları ve ulaşabildiklerimi fotoğraflamaya çalışacağım.
Bu tepsiyi geçenlerde boyadım bizim için:) Yeşile boyadıktan sonra dekopaj resmini yapıştırdım,etrafına fırça ile gölgeler yaptım ve kuruduktan sonra 2 kat vernik sürdüm.
Şimdi en güzel ikramlar için hazır bekliyor...:)Etiketler: Sanatsal Faaliyetlerim
CRESCENT :: 1:33 PM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
04 Eylül 2006
İste yeter ki...
Azıcık boş vaktim olsa ayaklarımı uzatıp dinleneyim biraz demem.Mutlaka kendime bir iş çıkartırım.Geçen hafta yemek bloglarını incelemiştim, haftasonu bolca tarifle gittim eve.Geceyarısı saat 12'de ilk zeytinyağlı dolmamı (itiraf), pazar sabahı saat 8'de de ilk browni'mi yaptım.Çok da güzel, pek de güzel oldular.Muffin kalıpları yıllardır var olan bir şeymiş ama ben yeni keşfediyorum, nasıl da dikkatimi çekmemiş şimdiye kadar! :) Onlarla fırında patates püresi bile yaptım! :)
Ve ben bir de ne yaptım biliyor musunuz? Pazar günü öğleden sonra saat 4'de bizim zuzularla bir oluuup, sevgili eşimi salona badana yapmaya ikna ettiiiim!! :) Gerçi o da en az benim kadar hevesliydi. Bana boya deyince akan sular durur. O saatte ailece hepimizin elinde birer fırça, boyaya başladık, zuzular ilk yarım saatten sonra pes ettiler ve 3-4 saatte bitirdik işimizi.Açık lila rengi tertemiz bir salonumuz var şimdi :))) He-man daha geçen sene "bir daha böyle paldır küldür boya falan yapmam" demişti ama kadının fendi erkeği yendi işte!:))) Teşekkürler birtanem!Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 9:41 AM :: 15 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
31 Ağustos 2006
Karma Lezzetler...
Fotoğaflar arkadaşlarla toplantımızdaki menüden ve ertesi gün kendimiz için hazırladığım menüden seçmeler...(menü mü , mönü mü?) Kurabiyeleri o hale getirmek hiç de kolay olmadı, açıkçası beni bu kadar uğraştıracağını tahmin etmemiştim:)
Tabu oynadık yine.Çok komik şeyler yaşanıyor oynarken ama sonra geriye dönüp düşününce hatırlayamıyorsunuz hepsini.Cem Yılmaz bir oyununda şöyle diyordu:
"Ben hayatı anlatıyorum, belli bir konu yoktur benim oyunlarımda, burada anlatırız ,burada biter.Oyun bitip dışarı çıktığınızda biri size sorsa;
- "Neydi abi oyunun konusu? Ne anlatıyor o adam orada?" diye, cevabınız tahminen şöyle olur:
- "Çok komikti çoookkkkk , haahhaaahaa, şeyi anlattı , hahahaaa , eeeee, eheeemm, şey vardı, eeeeee, şeeeeyyyyyy,??? neydi yaaaa? :(( "
İşte böyle bir şey tabu oyunu da, o anda not almıyorsan eğer genelde unutuyorsun, orada güldüğünle, eğlendiğinle kalıyorsun.
Kelime " karekök "
-Sayıların üzerine sayı yazarız, ne denir onlara?
-Üslü sayı!
-Tamam. Onun tersine ne denir?
-Üssüz sayı!!!
-???? :))))))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 2:29 PM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
25 Ağustos 2006
Elimizde çiçekler...
Herkesin şu dünyada bir eşi, bir can yoldaşı olmalı.İstiyorum ki herkes birini bulsun, kimse yalnız kalmasın.Etrafıma baktığımda belli bir yaşa gelmiş ve hala yalnız olan insanların çoğu bayan.Dünyada her 3 kadına 1 erkek düşüyormuş diye duymuştum.Yıllar boyu savaşa, askere gidipte ölenler hep erkek.Trafikte sayıca üstün olduklarından kazalarda kaybettilerimiz de daha çok erkekler.Bir de kendi isteği ile erkek olmaktan vazgeçenler var tabi! Artık onların sayısıda yabana atılamaz.
Eeee, ne olur bu durumda? Az olan şey kıymetli olur.Devran döner,gelenek görenek değişir, 50 yıl sonra evlenmek için erkek istemeye gidilirse, hiç şaşmamak gerek! :))))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 5:31 PM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
22 Ağustos 2006
Sıcak Ağustos Günleri...
Yoğun bir 10 gün geçirdim, web tasarımı , kek tasarımı, takı tasarımı, evde dekorasyon tasarımı, ders çalışma çabaları, 2 adet tabu toplantısı derkeeen dolu dolu bir 10 gündü yani.
Yemek bloglarına takıldım bir süre , yeni tarifler edindim, fotoğrafları çekilesi yemekler, pastalar yaptım ama süsleme yapmaya üşendim, bir daha ki sefere çekerim fotoğrafları dedim.
Aylardan sonra ilk defa ahşap bir obje aldım kendime boyamak için, bir tepsi.Nasıl bir şey olacağını tasarladım, henüz beklemede.
Blog sayfası sayesinde web tasarımı ile ilgili bilgiler okudum, yeni şeyler öğrendim veeeee tükkanı da açtım kendi kendime! :))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 3:14 PM :: 16 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
12 Ağustos 2006
TAKI BLOĞUM...
Takılarımı tek çatı altında topladım.Sol tarafta da gördüğünüz gibi www.crestaki.blogspot.com adresinden ulaşabilirsiniz...:)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:19 PM :: 16 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
08 Ağustos 2006
Ben Yaptım - 6
En son yaptıklarım...Etiketler: Takılarım
CRESCENT :: 10:49 AM :: 29 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Ağustos 2006
Bir Akşamın Anatomisi
Türkçe sözlüğe baktım, Anatomi:Bir şeyin oluşumundan doğan özellik.
Örn:Toplumun anatomisi.
şeklinde bir anlamı da var, demek ki Bir Akşamın Anatomisi yazabilirim dedim.
Sıradan bir akşamdı yine dünkü yaşanan.
Önce Formula 1 yarışları vardı, Schumacher Alonso'ya karşı! Kolay bir şey değil haaa, kumandaya biraz hızlı bassan arabalar pistten çıkıyor:)
Sonra çizgi film izlemek istedi çocuklar ,Tarzan Cd'si yerleştirildi bilgisayara.Yanında patlamış mısır istediler,onu da yaptım ama tencere kapağının gazabına uğradım bu arada.Mısırları patlatmak için tencereyi bir sağa bir sola sallarken sen kızgın kapak iyi kapanma, önce sağ elime sonra sol elime çarp, ellerim yansın, ben tencereyi ocağın üzerine at! Güler misin ağlar mısın:))))) Hemen ellerimi soğuk suyun altına tutmaca,buzluğa yapıştırmaca...Böylesi de ilk defa başıma geldi, acılı olsa da komikti...:))))
Çocuklar çizgi film izlerken yarın gidilecek olan havuzun hazırlıkları yapıldı, çanta hazırlandı.
Yeni alınan ayakkabının fotoğrafı çekildi.Çok beğenildi ama bir sorun çıktı yarın iade edilecek.
Sadece şöylesine bakmak için girilen boncukçudan dayanamayıp alınan malzemeler yatağın üzerine serildi ve durum kritiği yapıldı.
Deerrrkeeeeennnn, bütün işler bitti ve He-man geldiii!.....:)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 12:22 PM :: 12 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
29 Temmuz 2006
Yolun yarısına 1 kala...
İşte bu da benim pastam! Yoook ben yapmadım, ben doğum günümü kutlayayım diye amcalar yapmışlar!...:))
Geçen hafta sonu 4 kişilik çekirdek ailemle birlikte yeni keşfettiğimiz bir yere gittik, tecrübe etmişsinizdir belki, kebapçıya gidersiniz masanın üzerine kocaman bir kağıt sererler, sonra tepsiyle yeşillik salatalar gelir ve masanın orta yerine pat pat atmaya başlarlar,çeşitlerin biri gider biri gelir, sonuçta ortada tepeleme bir salata yığını oluşur, yemyeşil, rengarenk, insanın iştahı kabarır, yiyemeyeceğiniz ,bitiremeyeceğiniz kadar salata...Ondan sonra gelen ana yemeğe bakmazsınız bile.İşte ben tam o salataya ruhumu teslim etmişken, bizim muhteşem üçlü beliriverdi yanımızda:)) Siz? ,nerden?, nasıl? diye devam eden kısa bir şaşkınlıktan sonra jeton düştü tabi ki, süpriz bir doğumgünü planlanmıştı.Kebapçı da başlayan parti, lunaparkta çarpışan otolara binerek, oradan da pastahaneye geçip pastamızı keserek devam etti.Çok çok uzun zamandır bu kadar organize ve güzel bir doğumgünü yaşamamıştım, mahçup,şaşkın ve mutlu bir şekilde bir yaşımı daha geride bıraktım.
Geçen hafta izinliydim ve zuzularımla beraber vakit geçirdik.Hatta bir ara "çalışmamak güzelmiş beh!" dedim kendi kendime, her ne kadar evin içinde koşuşturmayla da geçse günler, kafan rahat, ruhun sakin, istediğin zaman istediğini yap...Boncuklarıma da gereken ilgiyi gösterdim tabi bu arada:) Yeni takılar yaptım, daha da bir sürü takı yapılası malzeme olduğunu gördüm elimde. Ne yapacağım sonra bunları , sanal tükkan mı açsam ne yapsam dedim kendi kendime:))) Şöyle neon ışıklarıyla "Creccent'ın Takıları" ! Hadeee, kolyeye gel vatandaş, kolyeyeeeee!:)))))))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 11:56 AM :: 23 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
20 Temmuz 2006
Butik Pasta...
Bu işin de kursu olduğunu bugün öğrendim.Hemen gönlüm kayıverdi, tam bana göre dedim kendi kendime, renkler, süsleme, dizayn, yaratıcılık, lezzet, sevimli, şık, cıvıl cıvıl...Kurslara mı katılsak acaba? :))
Mutlaka bakın, ben çok beğendim...:)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 2:46 PM :: 30 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
18 Temmuz 2006
Kokoş...
Bugün kokoş günümdeydim :) Geçen yıl yaptığım ama şatafatlı bulduğum için beklemeye aldığım ve uygun zamanı beklediğim kolyemi taktım bugün... Taaa akşamdan planlamıştım takmayı, bu sefer kararlıydım :)Bir şeyler için hep uygun zamanları bekleriz ya. Aslında o günün diğerlerinden çok farkı yoktur sizin dışınızdaki insanlar için, herhangi bir gündür.Ama sizin için özeldir, işte öyle bir gündü beklenen.
Öğle arasında küçük bir arkadaş toplantısı olacaktı, kolyemi bu güne layık görmüştüm ama son anda planlar değişti, buluşma ertelendi ve ben kolyemle başbaşa kaldım :))) Sonuç mu? İşyerinde süslü crescent, kokoş crescent :)))) Öyle olması için hiç bir bahanesi kalmayan crescent :))))))))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 6:21 PM :: 18 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
12 Temmuz 2006
...olabilme ihtimalini sevdim...
Bu şiiri okuduğumda çok sevdim, zor gelir bana şiir okumak, yazmak... Öyle derin duygulara dalmakta zorlanırım ama bunu okuyunca "hah tamam" dedim, bu şiir tam bana göre, benim anlayacağım dilden, hatta daha ağırını da kaldırabilirim ...:)))
Kasaların keskin kenarları batıyordu,
Elimin kesilmeye hazır nazır yerlerine,
Sonra kablolar çekiyordum,
Kopup duran bağlantıların iyice yaval olmalarında;
Ne yana baksam ethernet
Ve orman sanıyordum anakartların yalancı yeşilliğini;
Networkler kuruyordum,
Workgrouplar yapıyordum;
Dosyalar kopyalıyordum bir bilgisayardan, bir iç bilgisayara
Harddisk'in sesini başına koyuyordum, sevdiğim şarkıların listesinin;
Sonra çıkıyordum Windows' tan
Ve MS-DOS' tan UNIX' e giden
Ömrümün en hızlı
Ömrümün en yavaş
Ömrümün en basit
Ömrümün en sağlam işletim sistemini çalıştırıyordum,
Çünkü sonunda server oluyordum.
Master disk kokuyordun sonunda
Soğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim bilgisayarcı olmaktan
Ve teknik servis çantamda MS-DOS disketleriydi duran
Ben seninle bir gün IBM' in Ar-Ge departmanında
Ben seninle sadece bilmek zorunda olanların bildiği
Bir son kullanıcı bayisinde
Ben seninle Ağrı Dağı' nın Van gölü' ne bakan yüzündeki herhangi bir bilgisayar dükkanında
Ben seninle bir anakartın, karmaşık coğrafyasında kaybolabilme ihtimalini sevdim
Ben senin bilgisayarcı olabilme ihtimalini sevdim...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:19 PM :: 29 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
10 Temmuz 2006
"Vaayy seni gidi kene!..."
Taaa okul yıllarından beri He-Man ile aramızda şakalaşma konusuydu kene.
-Vaayy seni gidi kene! şeklinde takılmalar yapardık birbirimize.Doğru dürüst kenenin ne olduğunu bile bilmez, bu kadar da popüler olabileceğini tahmin etmezdim.Kene'nin nasıl bir şey olduğunu tam anlamıyla geçen sene öğrendim, ama ne öğrenme! :))
Bir gün tesadüfen bacağımda yabancı bir cismin varlığını keşfettim ve onun canlı olduğunu anladığım anda kafayı yiyecektim neredeyse, zorla da olsa ayırmayı başardım onu kendimden.Bir gün önce yeşillik bir alana gidip oturmuştuk bir kaç saat.Birden, medyada yeni yeni çıkmaya başlayan kene haberleri film şeridi gibi geçti gözümün önünden.Hemen internetten araştırmaya başladım, Kırım-Kongo kanamalı ateşi, kenenin şekli, hastalık belirtileri, kuluçka dönemi derken aldı mı beni 10 günlük sıkıntılı bir bekleyiş.Doktora da gittim, anlattım, beni pek ciddiye almamış gibi bir hali vardı, gülümseyerek: "burada olmaz onlardan, merak etme değildir" tarzında telkinler falan...Tabi ısırılan benim, sana göre bir şey yok :)
İnternetten fotoğraflarına baktım,benim böcüğü andırıyor, faaliyetler aynı, ısrarlı(!) bir kan emici :) Çok fazla ciddiye almamaya çalışıyorum gülerek anlatıyorum herkese ama içime de bir kurt düştü tabi, 10 günlük kuluçka süresini bekliyorum, tavuk misali :))))
Neyse stresli bir bekleme döneminden sonra onun kene olmadığı kanaatine vardık ama yaşadığım sıkıntıyı bir ben bilirim.Hala zaman zaman aklımıza geldiğinde "yaaa, bir de kene olayımız vardı değil mi?" deyip gülüyoruz, benim içim sıkılarak :))))
Dün ani bir piknik olayı organize ettik Nimet'lerle.Benim kene olayını yad ettik gene gülerek.Belediye'nin bir parkıydı, buralarda kene olmaz dedik, çimler bakımlı ya :) Haftaya gerçek bir piknik olayına girişelim dedik mangallı falan, uzak diyarlara.Ben hemen "kene?" diye atladım! Ediz'de " Merak etme, alırız 4-5 kutu shelltox, sıkarız oturacağımız yere ve etrafına, hiç bir şey olmaz! " dedi :)))))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:52 AM :: 14 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
07 Temmuz 2006
Home Sweet Home
Evimi seviyorum.Her köşesinde benim emeğim var. 4 yıl önce taşınırken duvar boyasından kapısına, penceresinden yerdeki karosuna, parkesinden fayansına, dolabından lavobosuna, elektrik düğmesinden kapı koluna, duvar kağıdından armatürüne, herşeyiyle tek tek ilgilenip, ben seçmiştim. Eeeee boşuna "dekoratif yenge" demiyordu bana sevgili arkadaşım :)) Sonra ara ara aldığım renkli, neşeli objelerle zenginleştirdim.
Zaman zaman dekorasyon duygularım depreşir, ufak tefek değişikliklerle atlatırız krizi :)) Bu aralar sakinim , canım hiç bir şey yapmak istemiyor, bakalım ne zamana kadar...:)Etiketler: Dekorasyon
CRESCENT :: 1:30 PM :: 9 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
03 Temmuz 2006
İşte Döndük Burdayıııız!
Evimize döndük. İçeri girer girmez çocuklar evin içine çil yavrusu gibi dağıldılar,özlemişler tabi,şimdiye kadar ki kesintisiz en uzun tatilimizi yaptık, tam 10 gün,deniz ,havuz,kum,bol yeşillik,ekmek elden su gölden,yemek,iş güç derdi yok.Ohhh yan gel yat! Güzeldi netice itibariyle...
Tesisimiz güzeldi, sivrisineklerini saymazsak tabi,ilk gün saydım tam 15 tanesine yem olmuşum,sonraki 3-4 günde aynı şekilde devam etti, herkese aynı muameleyi yapmadılar bu arada, beni pek sevdiler canıııımm :) WOW Kremlin Palace ve Topkapı Place ile aynı sahilleri paylaştık.Hatta Nimet’le “yaa bu sinekler oraya da gidiyor mu acaba” diye merak ettik, bizim koca çocuklar(!) da sırf biz merak ettik diye oradaki turistlerin sinek ısırıklarını saymaya gittiler :))))
Deniz kenarında çocuklara kumdan kale yapmayı ve kuyu kazmayı öğretelim dedik, bir süre sonra baktık ki onlar suyla oynamaya dalmışlar, biz uğraşıp duruyoruz kale yapacağız diye :))
Bir gün Antalya’yı keşfe çıkalım diye niyet ettik, Konyaaltı Beach Park güzeldir oraya gidin dediler, kime adres sorduysak sürekli olarak sola dönün devam edin dedi.Bir ara bir komplo teorisine kurban gideceğimizi bile düşünmeye başladık, biz sürekli sola dönüp devam ederek antalya çevresini turladıktan sonra nihayet bulduk aradığımız yeri:) Geri dönüşümüz de tam bir maceraydı,bilmediğimiz köy yollarına girdik gecenin bir yarısı, etrafta tek ışık yok, birden korku filmlerindeki gibi beyaz bir sis çöktü üzerimize, yol gözükmüyor ,kimseden gerginlikten dolayı ses çıkmıyor, neyse sonunda medeniyete ulaştık da derin bir ohhh çektik :)))
Bu arada yitirdiğimiz klasik heyecanlarımız da oldu “aa bakın çocuklar uçak geçiyor” gibi. Çünkü kaldığımız yer ve yakın çevresinden dakka başı uçak geçiyordu, en sonunda “ aa çocuklar bakın yine uçak geçi......, amaaaan boşverin!” ‘e döndü olay :)))
Bir gün daha da uzaklara açıldık ,Kemer’e ve Fasalis’e gittik.Harikalar Diyarı gibi yerler gördük...
Başka bir gün de Şelaleler turuna çıktık, Kurşunlu ve Düden’e gittik, İkisininde doğal güzellikleri harikaydı.
Sonuç itibari ile güzel bir tatildi.Langırt, tenis, bilardo oynadık,iki akşam diskoya gidebilmek için çocuklar uyumasın diye çok direndik, ne oyunlar yaptık onlara saat tam 24.00 oldu içeri girdik ama orada en fazla 15 dakika ayakta tutabildik onları,tabi boynumuz bükük bir vaziyette eve dönmek zorunda kaldık.Hamak keyfi yaptık, denizde eğlendik, yaklaşık 500 kare fotoğraf çektim, herkesin her anını yakaladım deeermişim :))) Özellikle çektiğimiz ayak fotoğrafları çok espri konusu oldu, Nimet özellikle bu konu ile ilgili yazacağını söyledi,merakla bekliyorum bakalım :)))Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 5:00 PM :: 29 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
16 Haziran 2006
Vee tatiiiiilll!...
Benim çekirdek ailem ve Nimet'in çekirdek ailesi beraber tatile çıkıyoruz. Umarım havalar da iyice düzelir ve tatilin tadını çıkarırız.
Darısı herkesin başına! :)))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 9:06 AM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
14 Haziran 2006
Ooh oohh disko disko...
Burcu- Akşam yemekten sonra bize çık olur mu?
Crescent- Tamam,görüşürüz.
Akşam olur, herkes işten, okuldan eve gelir, yemek yenir, sonra fört şapka ele alınır ve :
-Anneee ben Burcu’lara gidiyorum.
-Tamam,geç kalma.
4.kattan 7.kata çıkılır, kapıyı kanki açar.
-Annenler yok mu?
-Yok, halamlara gitiler.
Altyapı hazırdır zaten.Hemen müzik setine o günlerin popüler şarkılarından oluşan kaset koyulur, Micheal Jackson,Madonna, Aciiiiiiiid diye bağıran yuvarlak sarı yüzlerin müzikleri falan.Salonun penceresinin tülleri açılır ve yansımalı ayna ortamı hazırlanır.Fötr’ler başa takılır.Şarkı başlar ve yanyana, yüzümüz cama dönük bir şekilde bizde de senkronize dans figürleri başlar.Sağ kol biir-iki, sol kol biir-iki ,kollar aşağı süzülüüür, kendi etrafında dööönn, karşılıklı geç, aynı harekeler tekraaar...
1-2 saatlik çalışmadan sonra güzel bir kareografi oluşturmanın verdiği mutlulukla evli evine köylü köyüne deyip, ertesi yani cumartesi günü öğle saatlerinde Metropol’e, Airport’a veya F34’e gitmenin hayalleriyle uykuya dalınır.
Ertesi gün ilgili mekana intikal edilir , büyük bir ciddiyetle ve başarıyla görev tamamlanır, güzel bir iş başarmış olmanın verdiği gururla çok da geç kalmadan eve dönülürdü :)))
Şimdi düşününce yaptıklarımızı, çok komik geliyor, ama herkesin kanının deli aktığı zamanlar vardır ya o günleri de yaşadım işte ben diyorum düşününce , ne eksik, ne fazla...
Ama komikmiş yaaa ...:)))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 8:56 AM :: 10 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
12 Haziran 2006
Diploma...
Altı yaşındaki oğlum diplomasını alıp kreşten mezun oldu! Biz üniversiteden mezun olurken dahil olmuştuk böyle bir organizasyona, o altı yaşında yaşadı aynı duyguyu.O kadar doğaldılar ki... Sanki yüzlerce göz onları izlemiyor da kendi aralarında eğleniyorlar gibi rahattılar...Miniklerin takla atmaya çalışıp da atamamaları, oğluşumun sırası geldiğinde yapacağı espriye önce kahkahalar atarak kendisinin gülmesi ve ondan sonra lafını söylemesi, minik balerin kızın sürekli yüzünü öğretmenine , poposunu da seyirciye dönerek selam vermesi geceden eğlenceli notlardı :)))
Onlar ne kadar güzel bir iş ortaya çıkardıklarının belki farkına bile varmadan bir salon dolusu insanı kendilerine hayran bıraktılar.
Hepsiyle gurur duydum...Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:25 AM :: 10 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
09 Haziran 2006
İtiraf ediyorum...
060606’da saat 12’yi 06 geçe ve yine 06’da bir buluşma vardı :)
Blog dünyasının Nimet’i,Sardunya’sı,Kuğuu’su ve Crescent’i bir araya geldiler ve birbirleriyle yüzleştiler...Eminim herkes memnun ayrıldı bu görüşmeden.Kendi adıma konuşacak olursam Sardunya ve Kuğuu’nun yazdıkları beni onore etti, Nimet ise yıllardır süren arkadaşlığımız ile zaten onore ediyor.Çok sıcak bir ortamda güzel bir görüşme oldu.
Darısı diğer blogger’ların başına ... :)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:30 AM :: 5 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
08 Haziran 2006
Can sıkıntısı...
Elimin altında fotoğraf makinası var ya artık herşeyin resmini çeker dururum.Dedim ya arkadaşlarım gitti diye ,etrafta fotoğrafını çekebileceğim kimse bulamıyorum, bende kendi resmimi ,çiçek cinimi ve bardağımın resmini çektim.İçinde hiç çay içilmemiş bardağım...(çocukluğumdan beri çay içme özürlü olduğum için :))
"Baaaak çektiğim fotoğraflara" diye arkadaşıma gönderdim , o da “ Ne o biz görmeyeli ayak fetişisti mi oldun” dedi :)))) İki tanesi üstüste gelince :) Ne yapayım yaaa, etrafta fotoğrafı çekilebilecek biri vardı da biz mi çekmedik ...Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 11:59 AM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Haziran 2006
Farkındalıklarım....
Üzerine alınan herkese hitap ediyorum...
İnsan yaşadıklarının kendi için ne anlamlar taşıdığını o anda farkedemiyor,görüp,yaşayıp,okuyup geçiyorsun ama sonra bakıyorsun ki sende bazı izler bırakmış hayatına yeni anlamlar katmış, sonradan farkına varmışsın bazı şeylerin...
Mesela Put Your Lights On'u (Santana) ve Lorena McKennitt'in La Serenissimia'sını ilk defa blog ziyaretlerim sırasında dinledim ve beni ne kadar derinden etkilediklerini farkettim...
Bir de bunlar var ...
O'nun denk gelip de , yorumlarını okurken "ay ne kadar salak yaaa" , "saf bu ya" demelerim...
"İçinde aşk olan"(!) yazılar okurken zaman zaman "ehem, kem küm" deyip yüzümün kızarması ve vay beee durumları :)
Ne olacak bu kızın, bu karşılıksız aşkın sonu merakları...
Her an kendime dair yeni birşeyleri keşfedebilme ihtimali ve o ana kadar kendimde bunu farkedememiş olmamın verdiği şaşkınlık...
...
Sonraaa günde 8 saatini paylaştığın en yakın üç arkadaşının aniden başka bir yere gitmesi ve yalnızlık...
Onlarla hiç tanışmamış olsaydım hayatımda bir çok şeyle de hiç tanışmamış, bir çok şeyi de hiç yapmamış olacaktım belki de...
Mesela öğle tatillerinde Migros'a , Pilita'ya gitmezdim...
Geyik yapmak ve hava almak için çıktığımız, aslında sigara içenlerin çıktığı açık hava yangın merdivenlerine hiç çıkmazdım...
Hiç ihtiyacım olmadığı halde diyet ve kalori hesapları yapmazdım...:)
Elimde 5 lt.'lik sularla işe su taşıma alışkanlığı edinmezdim...
Kırmızı oje sürmeye heves etmezdim...
Fotomodel havalarına girmemize neden olan, beraber geçen her anımızı kare kare sakladığımız yüzlerce fotoğrafımız olmazdı.Ve bunlardan oluşan, kendi prodüksiyonumuz olan 1 CD'lik klibimiz...
Bir çoğu olaylı biten taksi maceralarımız olmazdı :)
Tavuk yemek için Kentaki Frayd Çikın (!) 'a gitmeyi hiç düşünmez ,oranın küçük ekmeklerinin nefis tadını bilmezdim hiç...
Tarçınlı,vişneli,vanilyalı,ananaslı... sakız çiğnemeyi hiç denemezdim :)
Kendimi orta yaş sendromuna kaptırmaya başlayacakken ani bir frenle geri dönüş yapmazdım...
Gerçekten bir yerlere, bir şeylere ait olduğum hissine kapılıp kendimi bu kadar rahat hissetmezdim...
Şimdi sadece fiziksel olarak uzaktayız ama umuyorum ki herşey eski güzelliğinde devam edecek ...
Bilmediğimiz Kelimeler:
"Hami çu" : Sohbet sırasında klavye'nin azizliğine uğrayıp "hani şu" yazamamaktır :)) Sinir boşalması yaşayıp dakikalarca karşılılı güldürebilen bir laftır :))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:51 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
06 Mayıs 2006
Her son yeni bir başlangıç...
Genel olarak bir can sıkıntısı hali var üzerimde.Bir huzursuzluk, sebebini biliyorum aslında ama sadece dile getirmek yetmiyor ,uygulayabilmek lazım.Başarılı olmam gereken bir sınav var ve birinci aşamasına 2 ay kaldı, bu hayatımın şansı diyebilirim.Tedbirli,çok düşünen bir insanım ama bazı durumlarda ani kararlar vermeyi de severim çünkü bana cesur olduğumu hissettirir.Risk olmazsa başarı da olmaz.Özellikle kendime kızdığım zamanlarda yaparım bunu.Sonuçlarının bizim için daha iyi olacağını düşünerek verdim hep ani kararlarımı.Şimdi de blog sayfası yazmayı,okumayı ve tüm hobilerimi bırakıyorum bir süre için.Çünkü bunlar için ayırdığım zamana ihtiyacım var.Tam da kendimi bir yerlere ait hissetmeye başlamışken hiç istemiyorum bırakmayı ama bunu yapmak zorundayım,çünkü sevdiğim işleri kararında yapamıyorum, kendimi kaptırıp gidiyorum.İnşallah asıl yapmam gerekeni başarmış olarak geri dönerim.
Hoşçakalın :))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:33 PM :: 10 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
01 Mayıs 2006
Ben Yaptım - 5
Etiketler: Takılarım
CRESCENT :: 1:28 PM :: 33 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
27 Nisan 2006
Hayatımız...
Tıpkı kalabalık bir asansördeymişcesine, birbirimize değmeden yaşıyoruz. Her birimiz kapıya doğru dönmüş, ellerini ya önünde birleştirmiş ya da iki yana sıkıca yapıştırmış, kimseye dokunmamaya ve dokunulmamaya çalışarak.
Kat ışıklarını takip eder gibi, tek bir yöne bakarak ve her türlü iletişimin önüne baştan geçerek. Yalnız kaldığımız nadir anlarda aceleyle asansörün aynasında kendimize bakar gibi, arada bir içimizi yoklayarak ve her seferinde kendimizde bir şeyi beğenmeyerek, yalnızlık duygusu daha bir artarak.
Ara sıra duyduğumuz tipik asansör müziğini, sokaklarda yürürken de duyuyoruz sanki:
"Yalnızsın, ama korkma, kalabalığın arasındasın. Meraklanma, herkes senin kadar yalnız. Endişelenme de, kimse dokunmayacak sana. Hiç kimsede de;
‘Ben geldim. Beni dinler misin? Tanımaya çalışır mısın?’ diyecek cesaret yok.
Aman sakın, gözlerini yana kaydırma. Dümdüz, duygusuz bir ifadeyle sabitle bakışlarını.
Asansör durunca da hızla hareket edip, ayrıl asansörden, ya da
yoldaysan, sert, kararlı adımlarla yürü yolunda, nereye gideceksen. Sanki çok önemli bir işin varmış, kime, nereye gideceğini biliyormuşsun gibi."
(...)
Yukarıda ki satırlar bana ait değil ama günlük hayatımızı çok güzel yansıttığı için paylaşmak istedim.Birey olarak ‘iletişimsizlikten ve anlaşılamamaktan’ şikayetçi oluruz. Korkarız yanlış insanlara rastlamaktan veya incitilmekten.
Peki dışarıda yüzlerce insan aynı şikayetlerden yakınmıyor mu?...Etiketler: Özlü Sözler
CRESCENT :: 1:13 PM :: 14 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
25 Nisan 2006
Aşk Ölçer...
Çok eğlenceli , deneyin bakalım sizin ki kaç çıkacak :)))
http://pdl.warnerbros.com/wbol/uk/corpse_bride/lovecalculator/Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:43 PM :: 16 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
21 Nisan 2006
Bitmeyen Resim...
Hani bir Türk filmi vardı “Bitmeyen Şarkı “ ya da “Yarım Kalan Şarkı” gibi bir şeydi ismi.İlham gelir esas oğlan şarkıyı yazmaya başlar,bir taraftan da piyanosunu tıngırdatmakatadır,sonra bir şey olur sevdiği kız ile ayrı düşerler ve şarkı yıllarca öööyle yarım kalır,taaaa ki yıllar sonra tesadüfler sonucu tekrar karşılaşana dek.O an birden aşka gelirler ve şarkı tamamlanır.
İşte benim de öyle yarım kalan bir resmim var, Bitmeyen Resim... Ama benimkinin öyle romantik bir hikayesi yok.Sadece vakitsizlik ve talihsizlikler sonucu yarım kalan bir resim.İkinci yağlıboya denemem.Geçen yıl bir başladım hala ööyle duruyor,sağdaki çocuğun henüz ayakları yok farkettiyseniz :) Üzerinde daha çooook rötüş yapılacak.Resimde iki erkek çocuğu var,hani benimde iki oğlum var ya, o yüzden bu resmi yapmaya heveslendim.Ama “insan” resmi yapmak ne kadar zormuş bunu da böylece öğrenmiş oldum.Hatırlıyorum da sıkıntıdan, stresten çatlayıp patlayacak hale geldiğim zamanlar oldu.Belki de o yüzden resim 1 yıldır dolabın içinde beni bekliyor.
Tamam tamam sevgili şaheserim,seni daha fazla bekletmeyeceğim,artık geliyoruuuuumm:))))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:24 PM :: 16 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
19 Nisan 2006
Biraz da Gülelim :))
Yiğit Özgür'ün karikatürlerine bayılıyorum, günlük hayatın içinden, olası laflarla yaptığı karikatürler çok komik, hatta ara sıra arkadaşlarla aramızda canlandırmalarını yapıp yapıp güleriz :))
Eskiden Fırt vardı, Gırgır vardı, Çarşaf vardı , sürekli takip ederdim, şimdiki mizah dergilerinin adlarını bile bilmiyorum.Hey gidi günler hey...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 2:27 PM :: 14 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
17 Nisan 2006
İstanbul Macerası...
Hafta sonu bebişi görmeye İstanbul’a gittik, hem de yataklı trenle uyuya uyuya gittik,geldik.Bebek maşallah çok tatlıydı, aynı annesi (kardeşime torpil geçeyim :)) Daha şimdiden herkesi peşinden koşturmaya başladı,herkes etrafında pervaneydi.Benim oğluşlarımın bebeklikleri geldi aklıma, o kadar çabuk büyüyorlar ki...
İstanbul’a gidipte İkea’ya gitmemek olur mu hiiiiç, olmaaaazz! Gittik tabi ki.Oraya her gittiğimizde mutlaka alacak bir şeyler buluyoruz,evimizi seven bir çitf olarak :)) Modern dizaynlarını çok seviyoruz ve tabiki çok akılcı, pratik çözümlerini.Özellikle de kutularını :) Oyuncaklar kutuya, kıyafetler kutuya,takılar kutuya,kalemler kutuya, kağıtlar kutuya, yakında kendimiz de birer kutuya girip öyle oturacağız evde :))))))
Pazar günü İstanbul’un o güzel havasından biz de nasibimizi aldık.Çocuklarla beraber Bostancı sahilinden başladık yürümeye sonra çocukların en sevdiği şeyi yaptık, denize taş attık! O kadar çok attık ki (ve yanımızdaki bir sürü insanda aynı şeyi yapıyordu) bir ara bu taşlar ata ata biter mi ,biterse ne oluru düşünmeye başladım :) Öğrendim ki Lodos onları geri getirirmiş:))) İnsanın ciğerlerine işleyen denizin kokusunu çektik içimize ve birkaç aylık depoladık. Daha sonra üst yola çıkıp Suadiye-Şaşkınbakkal tarafına doğru sosyeteye aktık! :) Orada yürümek bana her zaman ilginç gelmiştir, insanların çoğu podyuma çıkmış gibi bir edayla yürür ve öyle her yerde rastlayamayacağınız ilginç tarzlı, high quality (!) insanlar vardır.Bir de bu yolun çocuklarla dönüşü var deyip çok da fazla uzatmadan eve dönüş yoluna koyulduk.
Yoğun,yorucu ve bir o kadar da güzel bir hafta sonuydu.Artık İstanbul’a gitmek için küçük (büyük!) bir sebebimiz daha olacak ,belki de en önemli,en tatlı,en şirin sebep :)))Etiketler: Gezdim
CRESCENT :: 5:08 PM :: 16 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
13 Nisan 2006
Püsküllü Süet Çizmem..
Dün akşam apartmandaki komşunun kızı geldi bizimkilerle oynamaya.Önce oyuncak kutularındaki bütün oyuncakları döktüler oynadılar,sonra küçük legoları çıkardılar,onlarla evler arabalar yaptılar,ondan da sıkılınca bilgisayarı açtılar araba yarışı oynamaya başladılar.Bende salonda televizyon izliyorum, bir ara konuştuklarına kulak misafiri oldum:
Kız: Siz de atari var mı?
Bizimki: Yok. (Kasıtlı olarak almıyorum,bilgisayar oyunlarından bıktık usandık zaten!)
Kız: Play-station var mı? Sakın onun da olmadığını söyleme!
Bizimki : Yookk. (Bir taraftan da bilgisayarda araba yarışına devam ediyor)
Kız: Siz deli misiniz? Neden yok? Erkek çocuklarının olur hep???
Bizimki: Biz zengin değiliz!!
Oğlumun verdiği bu süper cevap karşısında hem çok şaşırdım hem de çok güldüm:))) Bu sorgu-sual’den kendini en kestirmeden kurtaracak cevabı bulmuştu.Bir de onların her istediğini o anda almamak adına bazen yapmış olduğum “şu anda onu alabilecek kadar param yok, ama daha sonra alabiliriz ” şeklindeki yaklaşımlarımı bu şekilde algılamıştı demek ki :)))) Zamane çocukları her istedikleri anında yapılsın, alınsın istiyorlar.Herşeyi çok kolay elde ederlerse de çocukta bir doyumsuzluk,elindekilerden zevk almama durumu ortaya çıkıyor.İstiyorum ki yeni bir oyuncak aldığımızda bundan mutluluk duysun,onunla oynasın ,zevkini çıkarsın hemen kaldırıp bir kenara atmasın.Öyle olmamaları için de bazen , gönlümün elverdiği ölçüde bu tarz hilelere başvuruyorum işte :)
Düşünsenize, eskiden bize yeni bir şey alındığında ne kadar sevinirdik?Bir bebeğimiz, bir topumuz, bir bisikletimiz,bir kalemimiz ne kadar değerliydi!Hatırlıyorum da anneannemin aldığı siyah süet bir çizmem vardı, püsküllü falan, pek havalı bir şey. İlk gece onu ayakkabılığa koymaya kıyamamıştım, hırsız gelir de onu götürürse diye ve yatağımın başucuna koyup öyle uyumuştum :)))) Benim için evdeki herşeyden daha değerliydi işte :))))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 3:11 PM :: 14 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
12 Nisan 2006
Ebe-Sobe...
Kuguboynu beni sobelemiş; işte sorular ve cevaplar…
1-Hayatınızın merkezinde olan yapılması tehlike içeren işleriniz...
Çocuklarla sokağa çıkmak! Beraber çıktığımız her zaman sürekli tetikteyiz,onları kontrol altında tutmaya çalışıyoruz oluşabilecek tehlikelere karşı,koşarken düşebilirler,farketmeden caddeye çıkabilirler,sevmek için yaklaştıkları köpek ısırabilir,arabanın kapısı kilitlenmemiştir ve aniden açılabilir,oraya buraya koştururken bizi kaybedebilirler… Biraz paronayakça oldu değil mi? :)))
2-Melodilerin arkasından kanter içinde gittiğiniz, vazgeçemeyeceğiniz müzik lezzetleriniz..
Çok fazla seçmem kulağa hoş gelen her türlü müzik dinlerim ama biraz ritmik olmalı,bir şarkıyı dinlerken sözlerden çok melodisine dikkat ederim.
3-Yediğiniz halde" ben bununla doymam diye"çemkirdiğiniz kadar karşısında zayıf olduğunuz yemekler..
İlk aklıma gelen Mantı.
4-İzlemekten keyif alarak reyting canavarına maruz kalıp yayından kaldırılan diziler..
Güz Yangını :(
5-Şu an "ben burada ne yapıyorum, kim getirdi beni buraya "sorularına maruz kalmaksızın ruhunuzun olmak istediği yer.
Evim.
6- Sobelediğiniz diğer blogger' lar..
Kimseyi sobelemiyorum, herkes rahat bir nefes alsın :))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:39 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
10 Nisan 2006
Teyze Oldum!
Bu sabah Teyze oldum, asılında daha 10 gün vardı ufaklığın gelmesine,doktor amcaları öyle söylemişti ama bizimki biraz sabırsız çıktı ve daha fazla beklemek istemedi sanırım :) Anne olduğum zaman da düşünce olarak kendimi anneliğe alıştırmam biraz zaman almıştı, “nasıl yani, ben şimdi anne mi oldum ?” şeklinde.İnsan bir süre bu yeni kimliğine alışmakta zorluk çekiyor, ama sonra o ufaklıkalar kendilerini hemen kabul ettiriyorlar ve hayatınızın en önemli parçası oluyorlar.Şimdi küçük prensesi görmeden bu teyzelik kimliğine de alışmak zor olacak, anlaşılan bize bu hafta sonu İstanbul yolları gözüküyor :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 11:48 AM :: 28 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
06 Nisan 2006
TABU
Üç çocukluk arkadaşı nimet, süheyla ve ben ayda bir kere ailecek toplanıyoruz.Tabu aldık kendimize, pasta ,muhabbet bölümlerini çabuk çabuk geçip,çocukları da oyun odasına gönderip başlıyoruz tabu oynamaya.Bilenler bilir tabuyu,kartlarda bir kelime vardır anlatılacak,esas kelime ,bir de yasaklı söylenmemesi gereken ve o esas kelimeyi en iyi anlatan 4-5 kelime daha vardır.Onları kullanmadan esas kelimeyi kendi takımına anlatırsın.Bayanlar ve Erkekler olarak iki gruba ayrılıyoruz.Biz bir adım öndeyiz ve erkekler bu duruma gıcık oluyorlar:))
Kelime: Rus Ruleti
Süheyla: Hani biz balayında nereye gitmiştik?
Ben: Kıbrıs’a!
Süheyla: Tamam,hani başka bir şey için daha gidiliyor Kıbrıs’a?
Ben: Rus Ruleti!
Erkekler: Ooohaaaa! , rulet de değil, rus ruleti dedi yaaa!!
Kelime: Feribot
Ben: İstanbul’da karşıdan karşıya geçmek için neye bineriz?
Nimet: Vapur?
Ben: Tamam,onun gibi bir şey, sen say.
Nimet: Kayık?, Gemi?, Sandal?, Deniz otobüsü? , Tekne? Ne yaaaaa??
Ben: Tarık Akan’ın eski filmlerindeki standart ismi neydi?
Nimet: Eee, Ferit.
Ben: Tamam, onun gibi bir şey!
Nimet: Feribot!
Biz: Oleeeeyyy!!
Erkekler: Peessss yaaa, bu kadar da olmaz!!!Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 4:47 PM :: 20 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
05 Nisan 2006
Yaptıklarım,Yapamadıklarım ve Yapacaklarım...
Aklıma bir şeyi taktım mı bir süre
kurtaramam kendimi.Bu sıralar
bloglara takılıyorum.Okuyorum yazıyorum,yeni başladım ya bir heves var, kim kimdir ,o ne yazmış,bu ne demiş diye.Geçen sene de takı olayına takmıştım,gece yarılarına gözlerim uykudan kapanana kadar oturur uğraşır,en ufak boşluklarda iki tel kıvırırdım.Sonra bir ara pasta börek yapmaya taktım.Değişik tarifler deniyor,güzel olduysa onları bıkana kadar tekrar tekrar yapıyordum,her seferinde daha da mükemmele yaklaştığımı düşünerek.Yine bir gün birden “ben çiğköfte de yapabilirim” diye bir vahiy geldi :) ve o işi de kıvırdım.O sıralar neredeyse hafta da 2 kere çiğköfte yapıyordum. Yukarı da ki fotoğraf da yine arkadaşlarla yaptığımız bir çiğköfte partisinden.Son zamanlarda da evde dekorasyon işlerine taktım.Ufak tefek epey değişiklikler yaptım.He-man dün akşam sordu: “ Eee,ne zaman boya badana yapacağız yine!” diye. Artık o da kabullenmeye başladı “Hadi kalk bugün boya yapacağız”ları :) Havalar da ısınmaya başladı ya tehlikenin yaklaştığını hissediyor tabi :) Biliyor aklıma koyduğum bir şey illaki olacak.
Her konuda bu kadar kararlı ve istikrarlı olamıyorum tabi, bazıları da zor geliyor.Hala tek başıma arabayı alıp trafiğe çıkamam mesela, o kadar da çalıştık halbuki.Hala bir ders çalışma düzeni oturtamadım kendime mesela,o kadar zamandan sonra zor geliyor.Vee hala gitar çalmayı öğrenmek için vakit ayarlayamıyorum mesela.İlkokuldayken nimet’le mandolin kursuna gitmiştik, polka’yı iki sesli çalardık beraber.O yaşlarda o performansı gösteren ben ,çok istememe rağmen gitar konusunda aynı azmi gösteremedim henüz.Ama yapacağım, hatta büyüsünler de belki bir gün bizim zuzu’larla orkestra falan da kurarız, belli mi olur :))Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:48 AM :: 11 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
03 Nisan 2006
Ben Yaptım - 4
Uzun uzun bir şeyler yazmıştım ama sürekli sorun çıktı gönderemedim,sadece fotoğraf gönderiyorum şu anda...Etiketler: Takılarım
CRESCENT :: 3:35 PM :: 13 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
Çocuklar ve Biz...
Nimet beni sobelemişti, işte cevaplarım...
-Çocuklarınız mı adapte oldu size yoksa siz mi çocuklarınıza?
Tabi ki biz çocuklara adapte olduk.Onları uyutmak için gece 10'da yatıp,izlemeyi düşündüğümüz filmleri kaçırıyoruz,hepberaber üstümüze başımıza bir şey almaya gittiğimizde alışveriş merkezinde oraya buraya kaçan çocukların peşinden koşmaktan yorulup hiçbirşeye bakamadan geri dönüp geliyoruz,arkadaşlarımızla buluşup dışarıda bir yerlere gidip oturamıyoruz (ki bunu dün denedik arkadaşların ısrarları sonucu,bir şey olmaz çocukları da getirin dediler, oradaki 1,5 saatin benim açımdan nasıl bir stes ile geçtiğini anlatamam,aynı şartlarda bizimle tekrar görüşmek isterler mi bilmem :))
-Uyku, yemek, uslu durma vb. gibi durumlarda uyguladığınız yöntemler nelerdir?
Bizim tavşanların ikisinin de uyku düzenleri hep iyiydi,gece uykularımız hiç bölünmedi desem yeridir.Yalnız yemek konusunda şikayetçiyim şöyle ki ; aslında iyi yemek yiyiyorlar fakat sen yedirirsen ,beraber sofraya oturup 20 dakikada yemeği bitirip kalkmak en büyük hayalim,sofrada oyun oynamayı ,etrafla ilgilenmeyi seviyorlar,bazen bitirmek 1 saati buluyor.Bazen bilerek yemek saatini geç saate kaydırıyorum ki çok acıksınlar da yemeği iştahla yesinler diye ama yine de işe yaramıyor yaaaa :(
Yaramazlık konusuna gelince, ikiside çok hareketli ,akşamları evin altını üstüne getiriyorlar bende yarım saatte bir peşlerinde dolaşıp dağıttıklarını topluyorum ki evin içinde kaybolmayalım diye:) Çünkü en fazla yarım saat bir şeyle oyalanıp bir diğerine geçiyorlar, arabaları bırakıp yapboza geçiyorlar,onu bırakıp kitaplara geçiyorlar,onu bırakıp legolara geçiyorlar,onu bırakıp bilgisayara geçiyorlar,sonra tekrar arabalara dönüyorlar böyle devam edip gidiyor işte.Ama sözümü de dinlerler, kıyamazlar bana :)Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 10:14 AM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
31 Mart 2006
Ebe-Sobe...
Secret beni sobelemiş, ilk defa sobeleniyorum bu arada. İşte sorular ve cevaplarım...
1.Soru: Cennette yada cehennemde (kim bilir ?) insanlığa yön veren bütün o eski bilim adamları (Einstein, Newton, Maxwell, Rudherford, Galileo, Pascal, Bohr vs…) bir araya gelmişler. Her gün bilimsel konular üzerinde tartışmak çok sıkmış onları, ve bir gün saklambaç oynamaya karar vermişler. Kısa çöpü çeken Einstein başlamış saymaya yüze kadar herkeste bir koşuştumaca, saklanacak yer arıyorlar. Ama bir tek saf (?) Newton olduğu yerden kıpırdamamış. Yerden bir sopa almış ve yere bir şeyler çizmiş. Bu arda Einstein saymayı bitirmiş ve arkasını döner dönmez, hemen hiç düşünmeden ...... sobe demiş. Einstenin sobelediği kimdir ve neden ?
Cevap: Einstein'ın sobelediği Bohr'dur.Neden mi?Şimdi daha öncesine dönelim.Ölmeden önce bir gün Bohr ile Einstein kırda kuantum kuramını tartışarak geziyorlarmış. Tartışmanın hararetli bir anında karşılarına iri yarı bir ayı çıkmış. Bohr,hemen ayakkabı bağcıklarını sıkıcı bağlamak üzere eğilmiş. Onu izleyen Einstein "Yahu Niels ne yapıyorsun,ayıdan daha hızlı koşacağını mı sanıyorsun?" diye sormuş. Bohr da "Hayır Albert, ayıdan daha hızlı koşacağımı düşünmüyorum. Sadece senden daha hızlı koşmayı düşünüyorum" demiş! Gelelim saklambaç oynadıkları zamana, Newton yere sopa ile bir daire çizerken bir taraftan da şunu söylemiş: "Kim ki kazandığı halde kaybettiyse bu dairenin içinde kalmaya mahkumdur." Bu sözün üzerine Einstein hemen "Bohr sobe " demiş. Nasıl ama? :))
2.Soru: Okuduğunda seni en çok etkileyen kitap?
Cevap: Şu Çılgın Türkler.Henüz bitmedi devam ediyorum okumaya.
3.Soru: Takip ettiğin dergi?
Cevap: Sürekli olmasada dekorasyon dergileri :)
4.Soru: Günlük okuduğun gazete?
Cevap: Milliyet.
5.Soru: En yaramaz çocukluk anın?
Cevap: İlkokula başladığımda ilk hafta sınıfımı değiştirdiler, "adı okunanlar çantalarını alıp yan sınıfa geçsin" dediler, çok üzüldüm çünkü arkadaşım ile aynı sınıftaydık ve ayrılmak istemiyordum.Çantamı alıp yan sınıf yerine çıkış kapısına doğru koşmaya başladım,arkamdan birisi de bağırdı "aaaa, kız kaçıyor!" diye.Daha hızlı koşmaya başladım,okul yolu kayalık,taşlık bir yoldu,düştüm dizlerim kanadı,ağlaya ağlaya gitmiştim eve.Tabi ertesi gün babam götürüp teslim etmişti yeni öğretmene :))
6.Soru:Televizyon yapımcısı olsan yapmak istediğin program ne olurdu?
Cevap: Hobi-Sanat programı.
Şimdi ben kimi sobelesem acaba?Sobelenmemişlerden olsun.Hımmmm, Zeynep, Ayça, Pinklook, Age35, Annelog sobeee!...Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 3:04 PM :: 6 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
30 Mart 2006
Pamuk Prenses'in Hiç mi Suçu Yok?
Dün bugüne kadar yaşamadığım değişik hislere kapıldım.Hiç tanımadığım, bilmediğim sadece bir ortamda fotoğrafını gördüğüm, benimle hiç alakası olmayan genç ve güzel bir kıza sinir oldum(!). O'nun suçu genç , güzel ve popüler olması ,ayrıca artık yaşımın ilerlemeye başladığını bana hatırlatmasıydı.Suçluydu ,çünkü 20'li yaşlarımın artık bittiğini ve yolun yarısına bir kaç yıl kaldığını farketmemi sağlamıştı.Her bayanın hayatının bir döneminde yüzleşeceği gerçekle dün onun yüzünden yüzleşmiştim.Bugüne kadar kimseyi kıskanmayan,bunun nasıl bir duygu olduğunu bilmeyen ben, bunuda öğrenmiştim.Sanki sihirli bir değnek başıma dokunmuş ve ben bir an için başka biri olmuştum.
Artık teknoloji çok ilerledi, her gün yeni yöntemler bulunuyor, güzelleşmek gençleşmek adına.50'lik 60'lık teyzeler, 35'lik ablalar şeklinde dolaşıyor aramızda.Görüntü olarak yarışabiliyorsun istediğinle ama ya ruh olarak? O kadar yaşanmışlığı, birikimi silmek,unutmak mümkün mü?
Dün ilk defa kötü kalpli cadıya hak verdim. Pamuk Prenses'de tüm gençliği ve güzelliği ile onun gözünün önünde salına salına dolaşmasaymış canım! :)))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:27 PM :: 13 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
29 Mart 2006
Güneş Tutulması...
Biraz önce kattaki yaklaşık 25 kişiyle bir curcuna havasında izledik güneş tutulmasını, buranın resmi havasını gayri resmi bir hale getirerek :) Antalya ve Ordu'nun gün ortasında 3-4 dakikalığına kapkara olduğunu gördüm. Düşünsenize güneş tutulmasından falan haberi olmayan bir köylü tarlada çapa yaparken gün ortasında etraf birden kararıyor, şok edici bir durum :) Aklından kimbilir neler geçmiştir o anda.
Tarihte de insanlar bu olayın şokunu yaşamışlar.MÖ Medlerle Lidyalılar arasındaki bir savaşı engellemiş güneş tutulması.Çin'de ejderhanın güneşi yemesi olarak düşünülen güneş tutulması, Mısır'da kötü kalpli yılanın güneş tanrısı Ra ile kavgası olarak açıklanmış.Vietnam'da bir kurbağanın marifeti olduğu inanılan tutulmaya ,Güney Amerika'da kara bir jaguarın neden olduğu düşünülmüş.Kızılderililerde tutulma ay ile güneşin savaşı olarak tanımlanırken,Mezepotamyalılar tutulma anında yaktıkları meşalelerle güneşi tekrar parlatmaya çalışmışlar...
Sonuçta insan aklının algılayamadığı, nasıl oluyor da oluyor dediği yüzlerce doğa olayından biri bu da.Doğanın mucizesi işte...Etiketler: Aktivite
CRESCENT :: 2:47 PM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
28 Mart 2006
Ben Yaptım - 3
İyi bir uyku, güzel bir günün başlangıcı demektir :) ...Etiketler: Takılarım
CRESCENT :: 10:05 AM :: 9 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
27 Mart 2006
Dikkatli Olalım...
İnternette son günlerde dolaşan bir mail var,hatta geçen gün bir blog sayfasında da görmüştüm.Son model güzel arabalarla gezen ve yine kendisi de hoş ve bakımlı insanların "Biz T.H.Y. personeliyiz" deyip ,free shop'taki orjinal parfümleri ucuz fiyatla sattıklarını söyleyip, denemek amaçlı insanlara sıkıp sonra da bayılttıklarını ve soyduklarını okumuştum.Dün aynı şey bizim başımıza da geldi.Büyük bir alışveriş merkezinden çıkmış otoparka arabaya doğru yürüyorduk.He-man ve bizim iki tavşan önden gidiyor annem ve bende biraz daha arkadan yürüyorduk.Siyah spor bir araba he-man'e yaklaşıp durdu ve aynı şeyleri söyledi, "T.H.Y. personeli olduğunu ve ucuza parfüm sattığını denemek isteyip istemediğini" sordu.Bu olaylardan heberi olmayan he-man istemediğini söyledi,bizimde onlara doğru yaklaştığımızı gören adam ısrarcı olmadan uzaklaştı.Bunu bizzat yaşamış olmak çok etkiledi beni ,öylesine hareketli ve güvenli olabileceğini düşündüğün bir ortamda ,böylesine rahat gezebiliyor olmaları da ayrıca ilginç bir durum.Yanında iki küçük çocuk olan birine ne yapmayı düşünüyorlardı acaba? Ve nasıl bu kadar cesaretli olabiliyorlardı? İnternetten gelen mail'de de bir çok forward vardı,"ben de karşılaştım, bana da sordular " şeklinde yazan.Hatta birine çok ısrar edip kolundan da tutarak zorla sıkmışlar sözde parfümü ve kız "başım dönerek zor uzaklaştım oradan ve hemen otobüse bindim" demiş.Ayrıca T.H.Y.'nin personelini hiç sokak sokak dolaştırıp parfüm sattırabileceği size mantıklı geliyor mu?
Lütfen çok dikkatli olalım,böyle insanlar artık her yerdeler...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 10:25 AM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
23 Mart 2006
İsim Değişikliği
Adımı değiştirdim ve kendi adımı kullanmaya karar verdim.Her sayfayı açtığımda ABLA adını görmek nedense bana ağır gelmeye başladı ve ben de hafiflemek için değiştirdim işte :)) Bununla da yetinmedim görüntümüde değiştirdim.Bir vakit bulabilsem çalışmalarım devam edecek :)))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 3:48 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
Ben Yaptım - 2
Mavişler...Etiketler: Takılarım
CRESCENT :: 12:50 PM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
22 Mart 2006
Bugün sabah 9'da bir başladım çalışmaya daha yeni bitti, bütün karışık işler üstüste geldi, yukarıdakilerden farkım yok şu anda :)))Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 5:29 PM :: 1 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
21 Mart 2006
Ben Yaptım - 1
3 yıl öncesine kadar takılarla hiç alakası olmayan biriydim, bir bulaştım pir bulaştım. Hele geçen sene seri üretim halindeydim son zamanlarda ise ara sıra takılıyorum.İşte birkaç örnek, devamı gelecek...Etiketler: Takılarım
CRESCENT :: 4:28 PM :: 7 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
İstanbul...
Yıllar yıllar önceydi, sömestir tatilinde anneannemlerde İstanbul'daydık, Kadıköy Kızıltıprak'ta.Dün akşam eski fotoğraflara bakarken bu fotoğrafı görünce içimi önce bir heyecan kapladı sonra da bir hüzün.Evimiz yolun sonunda sol taraftaydı, gördüğünüz gibi lapa lapa kar yağıyordu.Dayımla beraber dışarı çıkmıştık.Elimde kardeşimin doğumgünü için aldığımız hediye paketleri.Hemen yanımdaki çalılıkların arkasında ise eski bir köşk vardı, esrarlı , terkedilmiş bir köşk.Yaz akşamları Kalamış-Fenerbahçe sahillerinde yaptığımız akşam yürüyüşlerinin ardından eve dönerken yanından geçmeye korktuğumuz, bir şey görürüz diye başımızı bile çevirip bakamadığımız köşk...Yıllardır o mahalleye gitmedim.Eminim şimdi ne o arnavut kaldırımlı yol duruyordur ne de o beyaz boyalı eski köşk. Ama benim anılarımda hala oradalar ve öyle de kalacaklar...
Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:36 PM :: 3 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
20 Mart 2006
Altyapı Çalışmaları...
Eh artık bir şeyler yazayım bari , saatlerdir altyapı çalışmaları ile uğraşıyorum, mükemmeliyetçi ruhum yine burada da ortaya çıktı, aman şurası şöyle olsun, yok bu güzel olmadı böyle olsun...Artık başım kazan gibi olmaya başladığı için bırakıyorum dizayn işlerini , zaten nimet'de sıkıştırıyor bir taraftan "hala bir şey yazmadın "diye :))
Aslında stres de oldum şimdi ne yazacağım diye, aklımdan bir sürü şey geçiyor ama "şimdi damdan düşer gibi yazılmaz da bu"deyip vazgeçiyorum.Çok ciddi bir iş yapıyor psikolojisindeyim şu anda.Bir anda yine kafamda yapılacak işler listesi beliriverdi işte,"Kedi" flimindeki küçük kız misali:
1-Öncelikle eşe-dosta buranın adresi verilecek.
2-Bilmeyenlere blog olayının mantığı açıklanacak.
3-Niye böyle bir işe kalkıştığımı soran olursa diye mantıklı cevaplar düşünülecek.
4-Kendi kendime yazmış olmayayım diye takip etmeleri sağlanacak :)
Gördügünüz gibi işim çok.Bir an önce çalışmaya başlasam iyi olur...Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 4:23 PM :: 4 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
18 Mart 2006
Tanışma...
İlk defa çocukluk arkadaşım Nimet sayesinde tanıştım blog olayı ile.İnternette Günlük! Çok eskilerde 3 yıl peşpeşe deftere günlük tutmuştum ve her gün yazmak zorunda hissediyordum kendimi, hal böyle olunca ve bu bir vazife halini almaya başlayınca da sıkmaya başlamıştı.Çocukluk aklı işte hiçbir şeyi atlamamalıydım, hergün yazmalıydım :)
Burada öyle bir zorunluluk hissetmeyeceğim, canım ne zaman yazmak isterse o zaman yazacağım.
Koşuşturma içinde yaşayan bir insanım, özellikle de iş çıkışı akşam saatlerinde ve hafta sonları,yapılacak bir iş yoksa bile bir iş yaratma çabasında olurum farketmeden.Sürekli aklımda yapılacak işler listesi vardır.Biraz da bu kuralcılığı kırmak için böyle bir şey yapmaya karar verdim.Burada içimden ne geliyorsa,aklımdan ne geçiyorsa onları göreceksiniz...
Gelelim adımın neden abla olduğuna...Zaten yıllardır tescilli bir ablalığım var,üç kardeşimin ablası.Ayrıca işyerindeki arkadaşlarım da abla diyerek onore ettiler beni.Ama bakmayın öyle herkesin bana abla dediğine işe gittiğim de bazı sabahlar "Yanlış gelmişsin sen, yan taraftaki ortaokula gidecektin kızım!" esprilerine bile maruz kalıyorum.
Yani benimki manevi ablalık :)Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 12:02 PM :: 14 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------
17 Mart 2006
Deneme
Etiketler: Günler Geçiyor
CRESCENT :: 1:54 PM :: 1 KISI YORUM YAPTI ![]()
---------------------------------------