O zaman iyi uğraşmışım bunlarla, bazıları gerçekten çok zaman ve sabır isteyen çalışmalar ama ben hepsini büyük bir zevkle yapmıştım.Buyrun bakalım :)
Bu tepsiyi önce kırmızı akrilik boya ile iki kat boyadım, sonra desenleri dekopaj yaptım (yapıştırdım). Kenarlarına sarı yaldızlı parmak boyası ile kontür çektim. En son olarak da yat verniği ile iki kat vernikledim ki suya daha dayanıklı ve parlak olsun diye. Bu tepsinin ayrıca ayakları da var, sehpa olarak da kullanılıyor.

Bu da büyük ve şık bir ayna.Yine kırmızı boyandı, yaldızlı boya ile kontür çekildi, seramik çiçeklerle, yapraklarla , cam boncuklarla ve boyutlu boya ile süslendi.
Bu şirin sepeti patina tekniği ile rengarenk boyadım. Bir yüzü sarı, diğeri yeşil, sapı mavi, içi kırmızı ve her yüzeyine resimlerle dekopaj yaptım. Boyutlu yaldızlı boya ile süsledim, en son olarak da vernikledim.
Bu çok hoş ve kibar bir mücevher sandığı oldu. İçi mücevherlerle dolu olsaydı daha güzel olacaktı ama neyse :) Eflatun beyaz tonlarında patina tekniği ile boyadım, kenarlara gümüş renkli yaldızlı boya ile kontür çektim, kapak kısmına da bu resmi dekopaj yaptım, dış hattını da inci beyazı boyutlu boya ile nokta nokta belirledim, en son olarak da tabi ki vernikledim.
O zamanlar daha müsaitmişim, daha hevesliymişim ki bütün bunları ve daha başkalarını yapmışım. Şimdi olsa daha zor, bir kere ben boyaları ortaya çıkardığım zaman iki zuzu benden önce oturuyor masaya "biz de boya yapacağız" diye :)
Ne demişler "Yapılmış olan kâr'dır". Yoksa dememişler miydi? Dememişlerse de ben diyorum! :)