Geçen yazdan beri istediğimiz Safranbolu-Amasra gezisi yağmurlu da olsa geçtiğimiz hafta sonuna kısmetmiş.Islak ve güzel bir gezi oldu.Gerçi biz alışkınız, geçen yıl gittiğimiz Ürgüp-Göreme gezisinde de sadece o hafta sonunda nisan ayında lapa lapa kar yağmıştı :) Safranbolu'yu gezmeye şu an terkedilmiş durumdaki Yörük Köyü'nden başladık.Halk zenginleştikçe buradaki eski evlerini terketmiş ve 11 km uzaklıktaki yeni yerleşim yerine, daha yeni binalara taşınmış.

Yukarıdaki Osmanlılardan kalan 95 güneş saatinden biri. Güneşli havalarda 10 dakikalık zaman dilimlerini bile gösteriyor.

Alışveriş zamanı...
Cinci Hanı, şu anda otel olarak kullanılıyor...
Restore edilerek ziyarete açılmış olan Kaymakamlar Evi'nden görüntüler...1975 yılına kadar evin sahipleri bu evde yaşıyormuş, sonra müze haline getirilmiş, evin içinde sayamadığım kadar çok oda var...





Vee geçiyoruz Kraliçe Amastrist'in şehri Amasra'ya...

Amasra'nın meşhur salatası...İçerik olarak çok zengin ve büyüktü, bir tane kesmedi , iki tane yedik :)
Kaldığımız otelin penceresinden manzaralar...

Yürüyerek çevreyi dolaştık, Kale içi, Bizanslılar zamanında Kilise Osmanlılar zamanında da Camii olarak kullanılan(Kilise-Camii) Şapel, Ağlayan ağaç, Tavşan adası, Liman,Tahtacılar Çarşısı...



Sadece siyah tavşanların ve beyaz martıların yaşadığı tavşan adası...
Tekne gezisi yapmayı da ihmal etmedik...
Fatih Sultan Mehmet’in “Lala Çeşm-i Cihan bu mu ola” diye sorduğu Bakacak Tepesi’nin manzarası gerçekten görülmeye değerdi fakat oraya geldiğimizde çok yağmur yağdığı için otobüsün içinden seyretmek zorunda kaldık o manzarayı.Yukarıdaki fotoğrafları birleştirerek gözünüzde canlandırabilirsiniz o manzarayı da :))